Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: sayıların anlamları  (Okunma sayısı 14614 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ocak 19, 2010, 11:58:04 ÖS
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 159
  • Cinsiyet: Bay

-1-

semavi dinlerin de aralarında bulunduğu tek tanrılı dinlerin hepsinde 1, "güçlerin tek elde toplanması, en üst otorite" anlamlarını barındırdığı için tanrı'yı simgeler.

çok tanrılı dinlerin tek tanrılı dinlerden çok önce türemiş, köklüce yerleşmiş ve gelişmiş olduğu görülür. çok tanrılı dinlere inanılan döneme pagan dönem (antik çağ), tek tanrılı sistemlerin oturtulduğu dönemlere ise klasik dönem (ortaçağ) diyerek devam edelim.

pagan dönemde, dinler doğadan temel alır. dönemin insanları doğaya hürmet gösterdiği için pozitif bilimlerle uğraşan aklıselim insanlardır. kadın ve erkeğin ne olduğunu, doğanın kusursuz bir duality ile yaşamakta olduğunu fark etmişlerdir ve bu nedenle pagan dönemde 1 değil, birazdan detaylıca bakacağımız 2 vardır.

klasik dönemde ise, kadın din dışına itildiği, eril güç ön plana çıkarıldığı için bencil bir teklik öne sürülmüştür. hristiyanlık, bu durumu "meryem ana" motifiyle kapatmaya çalışmıştır.

museviler ise, her sabah ve akşam okudukları sekizinci takdis duasındaki şu sözlerle aleni bir cinsiyet vurgusu yaparlar: "ey babamız, bizi senin şeriatına döndür." ve tesniye, 8:6: "bir adamın oğlunu terbiye etmesi gibi, rabbin allah da seni terbiye eder." islamiyet ise, arapça'nın kıvraklığının da yardımıyla, bu konuda daha başarılıdır; burada herhangi bir cinsiyetten bahsedilmez. ama zaten, tek tanrılı dinlerde asıl kızılması gereken şey kadını arka plana atıp erkeği öne çıkarması değildir, zira aynı şeyin tam tersi yapılsa da kızılmalıydı. kızılması gereken getirdikleri mistisizmdir, zira islamiyet de, ritüellerinde şunu barındırır: "la ilahe illallah." doğada yer alan bütün ikiliklerin üzerinde, onların hepsini yöneten tek bir güç, bir kavram vardır onlara göre.


-2-

1'den bahsederken değindiğimiz duality (ikilik), çok tanrılı antik dinlerin merkezidir. nuh'un gemisinde her hayvandan iki tane vardır.

halklara bakarsak, ada keltlerinde kutsal 5'i oluşturan iki bölümden biri 2'dir. 2, pentagram'ın alt iki ucudur, eril gücü ifade eder. keltlerde erkeğin 2, kadının ise 3 rakamıyla özdeşleştirilmesi ay ve güneş inancından gelir; onlara göre ay dişidir ve ay'ın üç hali vardır (dolunay, yeni ay, dördün), güneş ise erkektir ve iki hali vardır (aydınlık ve karanlık). [bu yakıştırma bazı dillerde hala devam etmektedir, misal fransızlar ay'dan feminen, güneş'ten ise maskülen olarak bahsederler]

burada duality'ye geri dönersek, cinsiyet ikiliğinden başka (tanrı/tanrıça, kral/kraliçe), yaşam/ölüm paganlarda çok sık kullanılan bir karşıtlıktır. 8 keltik pagan festivalinin mantığı, güneş'in (kral'ın) yaşlanıp uzaklara gitmesi (mabon) (samhain) (yule) (imbolc), ölmesi ve yeniden genç bir sevgili olarak tanrıça'ya geri dönmesi (ostara) (beltane) (midsummer) (lughnasad) üzerine kuruludur. ay ve güneş inancı gibi, başka bir yakıştırma da bu hikayenin temelinde yer alır, anlaşıldığı üzre, toprak dişidir (toprak ana) (mother gaia) ve gök erkektir.

mısır'da ise, aynı mantık ters ilişki kurulmuştur: panteonun ilk tanrı ve tanrıçası olan geb ve nut, "toprağın tanrısı" ve "gökyüzünün tanrıçası" olarak sıfatlandırılırlar.

-3-

triplette, triple goddess inancı çok mühim. çok farklı kültürlerin çok tanrılı dönemlerinde yerleşmiş ve gelişmiş bir motif olarak karşımıza çıkar. temel mantığı, 2'de değindiğimiz "ay'ın üç yüzü"nden türer, ayın üç hali gibi, kadının da üç hali olduğuna inanılır; bakire, anne ve kocakarı.

"the new moon is the white goddess of birth and growth;
the full moon, the red goddess of love and battle;
the old moon, the black goddess of death and divination."

hindular, tanrı'nın dişi yüzü olan shakti'yi üç tanrıça'nın bütününde bulurlar: sarasvati, lakshmi ve kali.

slavlar, küçük ayı takımyıldızını yemeye çalışan bir köpeğe bekçilik etmekle görevli üç şafak tanrıçasına sahiptirler: utrennyaya (sabah yıldızı), vechernyaya (akşam yıldızı), polunochnaya (gece yarısı yıldızı).

yunan hekate kültünde, hekate üç biçimde görünür:
"diana in the leaves green,
luna that so bright doth sheen (doth sheen=do shine),
persephone in hell."
[hekate'nin bu üç halini the sandman'de neil gaiman, ve macbeth'te william shakespeare kullanmışlardır.]

güzel irlanda keltlerinde savaşçı tanrıça morrigan [arthurian'la olan bağlantı için (bkz: morgan le fay)] , badb ve nemain ile birlikte savaş üçlüsünü oluşturur. yine ada keltlerinde, arthurian'da gördüğümüz başka bir motife [(bkz: excalibur)] kaynaklık etmiş bir isim: brigid. brigid, irlanda mitolojisinin ana tanrılarından olan dagda'nın kızı ya da "kızları" olarak geçer. bazıları, dagda'nın üç adet brigid isimli kızının olduğunu söyler. brigid (veya brigid'ler), üç ana şeyin koruyucusudur: şiir (ilham), sağlık ve doğurganlık (kalp) ve savaş sanatları (demircilik).

druid inancında çok köklü bir üçleme olduğu için, bütün bu özellikleri "azize brigid" adı altında hristiyanlık'ta devam ettirilmiştir. arthurian'da son bir üçlemeden daha bahsedelim. bunun mitolojik bir kökeni olmamakla beraber, az önce bahsettiğimiz brigid örneğine öykünme barizdir; arthur mitolojisinde de 3 gwenhwyvar vardır, birbirlerinin kardeşi olmak suretiyle hem de. [öykünme demişken, incil'de de toplam üç meryem vardır. {john 19:25: "now there stood by the cross of jesus his mother, and his mother’s sister, mary (the wife) of clopas, and mary magdalene."}].

zaman tanrıçaları da üçlü olmak zorundadır tahmin edileceği üzre. iskandinavya'da norns (weird sisters adıyla da bilinirler), yunan'da moirae olarak isimlendirilirler. geçmiş, şimdi ve geleceği temsil eden üç kızkardeştirler.

üçlü tanrıçalardan başka üçlere geçelim. yine keltlerde "tree-fold name" olarak bahsedilen iao, üç zamanı temsil eder. oghamda i gelecek, a şimdiki zaman, ve o geçmiş anlamına gelir. iao, üç zamanı birlikte anarak "hep yaşamış olan, her zaman yaşayacak olan" bir varlığa işaret eder. (yehova kelimesi de aynı şekilde oluşturulmuştur. kelime karşılığı da, iao gibi "everliving"dir.)

iao, ayinler için başka bir anlam daha taşır: i=hareketsizlik, a=durgunluk, o=akışkanlık.

isa, öldükten üç gün sonra dirilir. doğacağı zaman ahırda ziyaretine üç müneccim gelir, üç hediye getirirler.

wicca'ların threefold law'u vardır. ne yaparsan üç katının sana geri döneceğini söyler. rule of three veya law of return diye de bilinir.

islamiyet'te, abdest alınırken işlemler üçer kez yapılır. mübarek üç aylar inancı vardır. üç kutsal şehir vardır: mekke, medine, kudüs.

tabi son olarak,  baba, oğul, kutsal ruh.


-4-

tetragrammaton diye bir şey var yahudilerde. tanrı'nın* isminin ibrani alfabesinden latin alfabesine transkript edilmesi halinde ortaya yhwh gibi bir şey çıkıyor. işte buna tetragrammaton diyorlar.

4 element. hava, su, ateş ve toprak. ada kültürlerinde 4 muhakkak geçer: keltik savaş kültünde, kılıç, mızrak, kalkan ve yay sembolleri vardır. galler'de, meşe, kuzgun kanadı, istiridye kabuğu ve kristal holey taş. irlanda mitolojisinde 4 ana kutsal nesne vardır: nuada'nın kılıcı, lugh'un mızrağı, dagda'nın kazanı, fal'in taşı

ve son olarak druidlerde 4 simge; altın orak, druid asası/değneği, gümüş kupa ve holey mavi taş.


-5-

keltler için önemini anlatmıştık zaten (3lü tanrıça ve 2li kral). ek olarak, druidler için elma önemlidir [avalon ismi elma kelimesinden türemiştir denir. (isle of apples)]. hatta buradan, hristiyanlığın neden elmayı havva'nın yediği yasak meyve olarak seçtiğine bir sebep çıkarılabilir. bir elma ortadan ikiye kesildiğinde, çekirdekleri düzgün bir beşgen, veya pentagram oluşturur. çekirdekleri sembolize etme, çingeneler tarafından da yapılmıştır; elmanın içindeki yıldıza romanlar "bilginin yıldızı" derler.

pentagram çok geniş bir coğrafyada etkili olmuş bir simge. antik çağda, mükemmellik simgesi olarak çıkıyor, şu kaynaklardan: venüs, 4 yılda bir gökyüzünde kusursuz bir pentagram çiziyor.

vitruvius adamından aşina olduğumuz üzre, bir insan, elleri ve bacakları açık durduğunda bir pentagramla onu çevreleyen çemberin kesişim noktalarına temas ediyor. bu nedenle bazıları, örneğin paracelsus, beşgeni mikrokozmosun kusursuz bir ifadesi olarak tanımlamıştır.

gnostikler, 5 elementi sembolize ettiğini düşünüyorlar, ateş, hava, su, toprak ve ışık (veya sonradan dönüştüğü gibi düşünce). neopaganlar da, yine benzer bir şekilde pentagramı kullanıyorlar; 4 element + ruh.

hristiyanlar pentagramı 5 duyunun sembolü olarak görüyorlar. ortaçağda, köşelerine s, a, l, v, ve s harfleri yazılmış pentagramların sağlık getireceğine inanılıyor. [salvs, veya salus; latince'de sağlık anlamına geliyor.] isa'nın çarmıhta aldığı yara sayısı beş, pentagram'ın beş sivri köşesi bunlara işaret ediyor [hatırladığım kadarıyla, önce kafasına dikenli taç geçiriliyor, kırbaçlanıyor, önce elleri, sonra ayak bilekleri çivileniyor ve en sonunda mızraklanarak öldürülüyor. evet beş etti.

hristiyan bir rahip tarafından yazılmış bir şiir olan sir gawain and the green knight'ta da pentagramın çoklu bir hristiyan kullanımı yer almaktadır. gawain'in kalkanındaki beş köşeli yıldız, beş farklı anlama sahiptir: beş duyu, beş parmak, isa'nın beş yarası, meryem'in beş zevki (5 joys of mary had of jesus) [cebrail'in ona anne olacağını bildirmesi, isa'nın doğumu, isa'nın dirilişi, isa'nın göğe yükselmesi ve meryem'in cennet'e kabulü], son olarak da şövalyeliğin beş erdemi [açıksözlülük, merhamet, saflık, courtesy ve league'in parçası olabilme yeteneği].

islamiyet'te, 5 vakit namaz kılınır. islam'ın beş şartı vardır: "allah'a ve muhammed'in onun resulü olduğuna inanmak, her gün beş vakit namaz kılmak, senede bir kere malının kırkta birini fakirlere zekat olarak vermek, ramazan-ı şerif ayında her gün oruç tutmak, mekke'ye giderek, ömründe bir kere hac etmek."

yine islami inançta, fatima'nın eli simgesi görülür. el, nazara karşı en iyi korunma yöntemidir. eski islam geleneğinde, kötü enerji yönelteceği tahmin edilen kişinin yüzüne doğru el uzatılır, ve beş parmak gösterilir. beş sayısının olumlu bir enerjiye sahip olduğuna veya olumsuz enerjiyi kıracak kadar güçlü olduğuna inanılır.


-6-

yahudilere göre tanrı altıncı günde insanı yaratmak suretiyle dünya'yı tamamlamış, 7. gün dinlenmiştir. davud yıldızı altı köşelidir. 6 köşe ve bir merkezle birlikte 7 rakamına işaret eder.

keltler yeni ayın doğumundan sonraki altıncı günü çok severler. bu, keltlerin alacakaranlık sevgisiyle bağlantılandırılabilir, altıncı gün, gece ne çok aydınlık, ne de çok karanlıktır.


-7-


sanırım en çok hristiyanlıkta geçer. yedi cennet ve yedi cehennem (islamiyet'te de yedi kat gök ve yer), yedi ölümcül günah (öfke, açgözlülük, kıskançlık, oburluk, şehvet, gurur, tembellik), yedi erdem (inanç, umut, hayırseverlik, metanet, adalet, ihtiyat, itidal), yedi uyurlar (yemliha, mekselina, mislina, mernuş, debernuş, şazenuş, kefeştatayuş).

yahudilikte 7 tanrı'nın rakamıdır, mükemmelliği ifade eder.

katolik kilisesi'nin yedi sırrı vardır: vaftiz, güçlendirme, efkaristiya, günah çıkarma, hastalara yağ sürme, ruhbanlık, evlilik.


-8-

bilinen bütün antik dinlerde, yeni ayın sekizinci günü, tanrıların evlenme günüdür.

-9-

iskandinav mitolojisinde "world tree" olarak geçen yggdrasil, "varlığın dokuz diyarı"nı üzerinde taşır (asgard, alfheim ve vanaheim ağacın dallarında, midgard, jötunheim, nidavellir [diğer adıyla svartalfheim] gövdede, hel, niflheim, ve muspelheim ise köklerde yer alır). yine aynı mitolojide, tanrıların babası odin, dokuz gün yggdrasil'e asılı kalır, dokuz günün sonunda rünleri öğrenir:

"wounded i hung on a wind-swept gallows
for nine long nights,
pierced by a spear, pledged to odin,
offered, myself to myself
the wisest know not from whence spring
the roots of that ancient rood.

they gave me no bread,
they gave me no mead,
i looked down;
with a loud cry
i took up runes;
from that tree i fell."

neopaganlarda dokuz kutsal ağaçtan bahsedilir. (bkz: wiccan rede)

nine woods in the cauldron go, burn them fast and burn them slow.
birch wood in the fire goes to represent what the lady knows.
oak in the forest, towers with might in the fire it brings the god's insight.
rowan is a tree of power causing life and magick to flower.
willows at the waterside stand ready to help us to the summerland.
hawthorn is burned to purify and to draw faerie to your eye.
hazel-the tree of wisdom and learning- adds its strength to the bright fire burning.
white are the flowers of apple tree that brings us fruits of fertility.
grapes grow upon the vine giving us both joy and wine.
fir does mark the evergreen to represent immortality seen.
but - elder is the lady's tree burn it not or cursed you'll be."

ağaçların wiccan simgelerini özetlemek gerekirse, aşağı yukarı şöyle bir şey çıkıyor:

huş - tanrıça, dişi enerji
meşe - tanrı, eril enerji
fındık - bilgelik
üvez - yaşam
hawthorne (bulamadım türkçe'sini) - saflık, peri büyüsü
söğüt - ölüm, hekate kültü
köknar - doğum ve yeniden doğum
elma - sevgi ve aile
asma - mutluluk ve neşe.

yunan mitolojisinde ise dokuz ilham perisi vardır. muse'lar (türkçe'ye musa olarak çevrildiğini görmüştüm fakat bu çeviriyi kullanmaya içim elvermiyor) zeus ve mnemosyne'in kızlarıdır. bunlar da isimleri: calliope, clio, erato, euterpe, melpomene, polyhymnia, terpsichore, thalia, urania. ellerinde bir parşömenle görülürler, parşömenlerini alıp ucunu yakan kişi onları kendine tutsak edebilir.


-12-

12 havari
12 imam
12 emir
12 seçilmiş kavim
terah'ın taptığı 12 tanrı
12 ay
12 burç

incil'de kudüs'ün 12 kapısı olduğu, bu 12 kapıyı 12 meleğin koruduğu söylenir.

herakles'in yerine getirmesi gereken 12 görevi vardır. ("12 görevi olan kahraman" pattern'i aslında çok evrensel bir şeyle özdeş bence: güneş kral her yıl 12 ayı geçer, 12 görevini de tamamlayınca ölür. ama bu ölüm kötü değildir, bilakis istenen bir şeydir çünkü hemen ardından yeniden doğuşu getirir.)

ayrıca iskandinavları da eklemek gerekir: odin'in 12 eşten 12 oğlu vardır, dev ymir, yolculuğunda 12 nehri geçer.


-13-


hristiyanlarda uğursuzluk getirdiğine inanılan sayı. son yemek'teki 13 kişi, 13. cuma (bkz: jacques de molay) (bkz: tapınakçılar).

iskandinav kökenli bir uğursuzluk hikayesidir aslında: asgard'da yapılacak olan ziyafete 12 tanrı davetlidir, loki ise evlatlık olduğu için davet edilmemiştir. 13. olarak geldiği ziyafette kavga çıkarır, ve güzellik, iyilik tanrısı, herkesin sevdiği saf balder'in ölümüne yol açar.

yahudilerde çocuklar, 13 yaşlarına geldiklerinde törenle birey ilan edilirler, artık kendi sorumluluklarını taşırlar.




kaynaklar:
ortaçağ avrupası'nda cadılar ve cadı avı, haydar akın
ortaçağ'da büyü, richard kieckhefer
işaretler, semboller ve alametler, raymond buckland
merlyn, douglas monroe
the religion of the ancient celts, c.a.macculloch
dünya halklarının dinler tarihi, sergei aleksandrovich tokarev
sir gawain and the green knight, anonim
katolik kilisesi dini ve ahlak ilkeleri, dominik pamir
http://paganwiccan.about.com/...
http://www.pantheon.org/...
http://www.sacred-texts.com/...
http://www.dinimizislam.com/...

alıntıdır.
veritas lux mea.


Masonlar.org - Harici Forumu

sayıların anlamları
« : Ocak 19, 2010, 11:58:04 ÖS »

Ocak 20, 2010, 02:14:52 ÖÖ
Yanıtla #1
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 102
  • Cinsiyet: Bay

Yanlış görmüyorsam 9'dan direkt 12'ye geçilmiş, arada 10 ile 11 eksik kalmış.Nacizane, kısaca tamamlamak isterim; çünkü 10-11 sayıları ezoterik anlamları bakımından önemli sayılardır.

Öncelikle 10'dan başlayacak olursak, 10 tıpkı 1 gibidir.Kozmik yasa, düzen, durağan enerjiler ve nedenselliktir bu sayılar.Bunların birleşmesi de tıpkı sıfatlarının birleşmesi gibi (1-10) A Evreni veya Universe A'yı oluşturur.Bu ifade Universe A 1-10 şeklinde gösterilir.Aynı zamanda Sefirot'ta 1 Kether'i 10 Malkuth'u sembolize eder.

11'e gelince, 11, 10'daki tüm etkilerin ters etkilerine sahiptir.O, Universe B (B=2 , 2=11) evrenidir.Karşıt ışığın evrenidir aynı zamanda.Kanunsuzluğun, düzensizliğin, dinamik varoluşların, nedensellik ötesinin, ilahi anti-tez'in evrenidir.Bunların birleşimi Kaos'u, bir başka deyişle Universe B'yi / B Evrenini (2=11)'i meydana getirir.Burada 2 sayısı Thaumiel / Thaumitan'ı sembolize ettiği gibi, 11 sayısı da Chavajoth'un özüdür.Chavajoth ise Sitra Ahra ateşinin getiricisinin ismidir.Bir başka deyişle, Or She-ein bo Mahshavah'ı.


Ocak 20, 2010, 08:19:30 ÖÖ
Yanıtla #2
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 5769
  • Cinsiyet: Bay


Sayın alcyone'nin yapmış olduğu bu derleme gerçekten çok güzel. Ben yapmaya kalkışsam bu kadarını başaramaz, çoık daha basitte kalırdım. Bu nedenle kutluyorum.

Ancak başlığa "sayıların anlamları" değil de "sayılara verilen anlamlar" ya da "sayıların simgesel yorumları" desek nasıl olur acaba?

Bir de Pisagor'a hiç değinilmediğini görüyorum. Olsa onun değerlendirme ve anlamlandırmaları,  dinler bakımından değilse de ezoterik kurumlar bakımından çok önemlidir.

Sayın Ayn'ın arada kalmış iki sayıyı tamamlamış olması da pek hoş.

Anlaşıldığı kadarıyla bunun devamı da gelecek. Bakalım nereye kadar gideceğiz.

Sevgiler.




ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Ocak 20, 2010, 09:33:00 ÖÖ
Yanıtla #3
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 83
  • Cinsiyet: Bay

Sayın alcyone;
Emeğinize sağlık çok güzel bir paylaşım olmuş.Bu konu başlığı tarih içinde belli bir dönemde çok önemi olan bir felsefeyi  yani Sayın Adam’ında dediği gibi Pisagorcu sayı kuramını hatırlattı bana. Bu anlamda belki konuya değişik bir tad katabilirim diye müsadenizle bende bir şeyler paylaşmak istiyorum sizlerle.

Pisogorcu Sayı Kuramı üzerine Pisagorcular, dünyadaki biçim ve ilişki gerçeği üzerine çalışmalar yürütmüşlerdir. Onlar, sayılarla ifade edilebilen bir ölçü, düzen, oran ve bir şekil oluşumu ortaya koyarlar. Bu sayıların olmaması durumunda dünyadaki hiçbir ilişki, düzen ya da kanunun olmayacağını iddia etmektedirler. Sayılar doğru gerçeklikler olmalıdır ve her şey sayılarla ifade edilmelidir.
Pisagorculara göre, sayılar nesnelerin temel ilkeleridir.
Bunu Milet okulundaki gibi madde ya da özdek duyumu ile değil, daha biçimsel ya da ilişkisel yapı olarak ele almaktadırlar. Nesneler, sayıların kopyaları ya da taklitleridir. Metafiziğin Platon ve Aristo dizgelerinin merkez noktası olan madde ve biçim arasındaki ayrımı, Pisagorcularda sayılar ve nesneler arasında yapılmaktadır. Pisagorcular, bugünkü insanların doğa kanunları oluşumuna benzer olarak sayıların varlığını ortaya koymaktadır. Onların görüşlerine göre, her şeyde, sayısal bir ilişki bulunmaktadır. 

Saygılar


Ocak 20, 2010, 10:22:39 ÖÖ
Yanıtla #4
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 159
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Adam ve Sayın Halsond'a güzel yorumları için, Sayın Ayn'a da katkısı için teşekkür ederim.

10 sayısını özellikle bir sonraki yazıya saklamıştım, ancak 11 sayısını atlamışım. Bu açığı Sayın Ayn'ın yazısı ile doldurmuş olduk ancak özellikle 10 sayısı için yazacaklarım olacak.

Sayın Adam'ın önerisi çok daha güzel olmuş, başlığı 'sayıların simgesel yorumları' olarak değiştirmek daha doğru oalcak sanıyorum. Moderasyon bu konuda bize yardımcı olabilirse sevinirim.

Sayın Adam'ın bahsettiği gibi konu sayılar ve simgesel anlamlar olunca Pisagor'a değinmemek olmaz. Ben onu da başka bir yazı ile bu başlığa yazmayı düşünüyordum. Bu noktada Pisagor'un öğretilerini ve matematik ile ezoterizm ve evren arasındaki bağı öne çıkarmak gerekecektir.

Vakit bulur bulmaz ekleyeceğim.

Saygı ile.
veritas lux mea.


Eylül 16, 2010, 05:51:07 ÖS
Yanıtla #5
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 159
  • Cinsiyet: Bay

7 - Y E D İ

Yedi, tamamlanmışlığın, bütünlüğün, birliğin, göksel uyumun, devriliğin, tekamülün mükemmel düzenin, göksel yönetim'in işlevselliği'nin sembolü olarak bilinir. tam bir periyodu veya siklusu ifade eder. Eril olan üç ile dişil olan dördün evliliği olarak da ifade edilebilen yedi sembolünün, dünyanın meydana getirilişini de sembolize ettiği görülmektedir.

Yedi, dünya ve bedenle birlikte hem ruhsal hem de dünyaya ait olanı kapsayan ilk sayı; evrenin sayısı ve makrokozmostur. Güvenlik, korunma, huzur, bolluk, yeniden birleşme, sentez ile ilişkilendirilen yedi aynı zamanda bakireliğin sayısıdır.

Güneşin yedinci ışını insanın bu dünyadan bir sonrakine geçtiği yoldur. bu yedi aşamayı tamamlayanlar, sonsuzluk kapısını çalarak dünya ile ilgili aşamaları geçip bir sonrakine hak kazanırlar. Yedi gün, oruç ve tövbe periyodudur.

Herhangi bir sayının yedinci gücü philo'ya göre hem karedir hem de küptür, dolayısıyla da büyük öneme sahiptir. Üçlünün ve dörtlünün birliğini kapsar ve dolayısıyla ona sıra dışı bir değer bahşedilmiştir. Uzayın yedi yönüne (yani varoluşla ilgili altı boyut ve bir de merkez), aynı zamanda üçgenin karenin üzerine konulmasıyla (gökyüzünün dünyanın üzerinde oluşu gibi) karenin üçgenle birleşimine tekabül eder. Görünenin ardındaki görünmeyen yedi sayısı ile yeryüzünde tezahür eder. O nedenle de yönetim mekanizmalarının sayısıdır ve ruhsal yönetim kadroları insanları ikili dengeler içinde sınadıklarından, iki yönlüdür.

Yedi, müzik notalarının temel serisini oluşturan sayıdır ve aynı zamanda renklerin ve gezegenlerin olduğu gibi onlara tekabül eden tanrıların; aynı zamanda cezası ölüm olan günahların ve bu günahların zıddı olan olumlu eylemlerin sayısıdır. İyilik ve kötülük, yin ve yang ikilemi sadece tanrısal makamlarda asıl tekliğine ve birliğe kavuşur, onun dışında insan için her zaman kötülükten korunmak ve iyiye yönelmek asıl yapılması gerekendir.

Ezoterik tradisyonlarda ve Herman Hesse gibi gizemci yazarların romanlarında sık kullanılan ve yedi harften oluşan gizemli abraxas ismi bu tanrısal ikilemi, tanrı'nın iyi ve kötüyü aynı anda barındırdığını ve insanın iyiyi kendi özgür iradesiyle ve isteyerek seçmesi gerektiğini anlatmaya çalışır. O nedenle de özgür irade ile seçilen kötünün yaşanması da kaçınılmaz olmakta ama özgür seçim nedeniyle tüm getirilerine katlanılması da bir karma olarak kişinin karşısına çıkmaktadır.


Yedi katlı yol, ruhsal öğretiler dünyasında çok yaygın bir semboldür. Flaman ezoterizmci ruysbroek ruhsal yükselişin yedi basamağıyla, iranlı şair attar onikinci yüzyılın sonlarında ruh kuşlarının 7 vadi boyunca süren yolculuğuyla, ıraklı sufi nuri ruhsal kalenin yedi duvarını betimleyerek ya da avilalı aziza teresa yedi içsel kaleyi görselleştirerek bu görüşü ifade ederler. Yolun bütün bu betimlenişlerinin arkasında, eski yedi cennetsel gök boyunca yükseliş fikri yatar.

Yedi kozmik aşama, yedi gök, yedi cehennem, yedi ana gezegen, evrenin devriliği, güneşin ışınları, insanın yaş dönemleri, bilgelik sütunları, gökkuşağının ay bölümleri, haftanın günleri, müzik notaları, dünyanın harikaları vs. gibi sembollerle ilişkilendirilir.

Ayrıca yedi rüzgar, yedi deniz, yedi iklim, yedi yaş, yedi çöl, dünyanın yedi harikası ve yedi bilge insan vardır. hydra'nın yedi başı vardı ve ajax'ın kalkanı yedi kattı. yedi dağın arkasındaki yedi cücenin unutulmaması gerekir. bir arap atasözü, asla fazla alınmaması gereken yedi şeyden bahseder: "iyi yüreklilikle önerilen ekmek, kuzu eti, soğuk su, yumuşak elbise, güzel koku, rahat yatak ve benzeri güzel gelen her şey".

Yedi, üçten sonra orta doğu'nun kadim uygarlıklarına ait kutsal sayıların en önemlisidir. sayı, 28 günlük ayın dört haftaya bölünüşünden ya da yedi gezegenden (güneş, ay, mars, merkür, jüpiter, venüs ve satürn) ortaya çıkıyor denebilir.

Yedi, dört elementi kuşatan ve duyusal güçlere karşılık gelen maddi dörtlemeyle (hava=zeka, ateş=istenç, su=duygular, toprak=ahlak) birlikte yaratıcı ilkelerin üçlülüğünü (aktif zeka, pasif bilinçaltı ve işbirliğinin düzenleyici gücü) içerir. Yedi aynı zamanda yedi güzel sanatın trivium ve quadrivium'a bölünmesinin de temelini oluşturur.

Düalite prensibinin geçerli olduğu oluşumlarda yedi rakamı yerine çifti olan ondört sayısının esas oluşturduğu görülmektedir. bu yüzden düalitenin dikkate alındığı kimi tradisyonlarda yedi rakamı çift olarak, yani ondört olarak ifade edilir. Örneğin eski mısır tradisyonunda osiris'in bedeninin ondört parçaya ayrıldığı bilgisi vardır. benzer şekilde grek tradisyonunda da zagreus'un bedeninin yedi ya da ondört parçaya ayrıldığı bilgisi bunmaktadır.

Çin ve sufi tradisyonlarında kalbi gelişimin yedi süptil derecesi bilgisi vardır. simyada, eski mısır'da, budizm'de, mitraizm'de yedi basamaklı merdivenden sözedilir.

Bir kaynağa göre, yedi notalı gamın ilk oktavının oluşturduğu müzikte ve kimyasal elementlerin sıralanışında düzenli yineleniş her zaman yediyle bağlantılıdır. Kadim bir düşünceye göre insanın gelişmesi yedi ve dokuz dönemde gerçekleşir. iskenderiyeli philo, ilk yedili dönemin sonunda insanın süt dişlerinin yerine gerçek dişlerinin çıktığını, ikinci yedili dönemin sonunda ergenliğin başladığını ve üçüncü yedilide gençlerin sakallarının çıktığını söyler. Dördüncü yedili yaşamın yüksek noktasıdır, beşinci evlilik zamanıdır. Altıncı yedili düşünsel olgunluk gerektirir, yedinci yedili ise akıl aracılığıyla ruhu yüceltir, sekizinci hem zeka hem de aklı mükemmelleştirir ve dokuzuncu tutkuları yumuşatır, adalet ve ölçülülük yolunda ilerler. onuncu yedili ise insanları ölüme hazırlar.

not: alıntıdır ve devam edecektir.
« Son Düzenleme: Eylül 16, 2010, 05:54:08 ÖS Gönderen: alcyone »
veritas lux mea.


Aralık 02, 2010, 09:56:11 ÖÖ
Yanıtla #6
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 159
  • Cinsiyet: Bay

yedi başlı ejderha ya da yılan mayalar'da hindistan'da, pers'te, uzak doğu'da, özellikle de kamboçya'da, kelt ve akdeniz mitleri'nde ortaya çıkar. ezoterik tradisyonda yedi başlı ejderha, insan egosunun 7 yönünü, enerjileri yükseltmeyi ve içimizdeki yedi başlı canavarı yenmeyi simgeler.

bazı tradisyonlar bu yedi başlı ejderhanın hep bizimle olduğunu ve eğer dikkatli olmazsak başlarının sürekli yenilenerek, ruhumuzu ele geçirdiğini söylerler ve insanın kendini geliştirmeye yönelik çalışmalarının yaşam boyu süreceğini ileri sürerler. olumlu ve olumsuzu çift olarak bir arada barındıran yedi sembolünün iyiyi ve kötüyü aynı anda kendinde barındıran tekliğin yani ilahiliğin sembolü olduğu belirtilir.

o nedenle de, yönetim kadrolarının işleyişinin de sembolüdür. insana mükemmelliğe gidişi işaret eder ama önce kendi içindeki yedi başlı ejderi yenmesi gerektiğini anlatır. ancak en üst boyutlarda yani tanrısallık katında bu ikilik tekliğe kavuşur. insan için daha yürünecek çok yol vardır. yedi ayrıca üç boyutlu haça da tekabül eder ve acının, acı çekmenin arınmadaki çok önemli rolünün sembolüdür.

simyada çalışma'ya dahil olan yedi metal vardır. astrolojide büyük ayı'nın yedi yıldızı değişmez, yani tüm yıl boyunca tam olarak görülür. yedi yıldız, yedi ana gezegen, güneşin yedi ışını vardır.

kadim olumsuz çağrışımları olan yedi, ikili bir yapıya sahiptir. olumlu ve olumsuzu aynı anda barındırır. yedi gezegenin sayısı, tanrıların, kahramanların (teb'e karşı yedi) ya da kahramanlığı ve yaratıcı bilgeliği sembolize eden bilge adamların mitolojik figürlerinin her yeni kılık değiştirişinde ortaya çıkar.

olumsuzluğu da barındırdığı bilinmesine rağmen yedi genellikle olumlu ve tanrısal güçlerle iç içe düşünülür. tanrı'nın 99 isminin olması da aynı anlama gelir. birlik ve teklik, iyiyi ve kötüyü sinesinde aynı anda barındırır ama insan kutsal ruh'a yükselmek için hep iyiden yana olmalı, her türlü kötülüğü kendinden uzak tutmalıdır.

kutsal ruh'un yedi armağanı yedi ölümcül günahla dengelenmiştir. tanrı'nın çaldığı lirin yedi, bazen de dokuz teli vardır. romalı kilise babası tertullian yedi katlıdır karanlığı aydınlatan kutsal ruh demiştir. yedi karanlıkların aydınlatıcısıdır ama aynı zamanda da karanlığa davet çıkaran, insanı karanlıkla sınayandır.

yedi, *mandeanlar (*sabiiler) için de tehlikeli bir sayıydı; bir mandean kutsal metni yedi baştan çıkarıcının adem'in bütün çocuklarını baştan çıkardığını söyler ve bu yedi baştan çıkarıcı ile mücadele edilmeden aydınlığa çıkılamayacağını savunurdu. aslanla ejderin bitmeyen kavgası, iyi ile kötü arasındaki sürekli denge olarak ele alınır. hayat ağacı da yedi dalla sembolize edilirdi, her dalın da yedi yaprağı vardı.

enok, nuh, ibrahim, ishak, yakub, musa ve isa dünyanın; yani bilgelik evinin yedi yıldızı ya da yedi çobanıdır. vahiy yedi döngüsel dönemde gelir ve yedinci, son peygamberi izleyen ruhsal önder dirilişi başlatacaktır.

ismaili mezhebi'nin filozofları, ilahi yaratılış sözcüğü kun fayakun'un ol ve olur'un yedi harfindeki yedi ezeli çeşmeden akan ilkeleri bilirlerdi; ezeli sisten önce yedi cennet sonra da yedi yeryüzü doğdu.

yedi büyük peygamber yedi göksel küreye karşılık gelir, her peygamberin yedi yeryüzüne karşılık gelen döneminde yedi imam ortaya çıkar. londra'da güney kensington'daki yeni ismaili merkezi'nde yedigen bir çeşme bulunur. ismaili mezhebi'nin görüşlerine yakınlığıyla bilinen basra'daki saflık kardeşliği insanlara yedi bitkisel ve yedi ruhsal beceri atfeder. onbirinci yüzyılda yaşamış ismaili filozofu nasir-i hüsrev, bütün evreni maddi ve ruhsal yedililere bölmüştür.

(Devam edecek)
« Son Düzenleme: Aralık 02, 2010, 10:04:35 ÖÖ Gönderen: alcyone »
veritas lux mea.


Masonlar.org - Harici Forumu

7 - Y E D İ (ikinci bölüm)
« Yanıtla #6 : Aralık 02, 2010, 09:56:11 ÖÖ »

 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
8 Yanıt
2875 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 16, 2008, 06:23:26 ÖS
Gönderen: Prenses Isabella
63 Yanıt
36229 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 14, 2011, 11:30:03 ÖS
Gönderen: Asli
0 Yanıt
2582 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 16, 2010, 01:15:31 ÖS
Gönderen: Onien
8 Yanıt
11063 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 03, 2010, 11:12:56 ÖÖ
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
66 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 17, 2014, 09:33:08 ÖÖ
Gönderen: edebiyat_ogr