Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Haricinin Manifestosu  (Okunma sayısı 248 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Şubat 17, 2017, 10:37:43 ÖS

  Yazı tamamen plansızdı ; erkenden aklıma gelmiş olsaydı kendimi tanıtırken kullanırdım.Ben masonluğun amacını kendi amacımla özdeş buluyorum.Peki benim amacım nedir?
Ben Eski Haliçli.Bilgisayar sistemi olası bir sorun çıkarmasın diye kendimi 99'lu gösterdim.Yakında on yedi olacağım.
  Aramayı severim ; bulmayı da.Arayan insanlar arasına çok erken katıldım ; haliyle yanlış da olsa çok şeyi erkenden buldum.Hangi yılda olduğunu bile anımsamıyorum ancak küçük bir yaşta ateist bir forumdan etkilenerek elime din kültürü ve ahlak bilgisi kitabımı aldım bir gün ; ayetlerde mantık hatası aradım.Hatta o gün kandildi.O gün "Eeeh işte ateistim!" tarzı bir tepkiyle ateist oldum.Ateist olmanın özgürlük olduğunu düşünmüştüm.Daha sonraları kafam karıştı ; yine sözde mantık yürütmelerimle yolumu çizmeye çalıştım.Örneğin:"Tanrı duyguları yarattı ; bütün iyi duygular tanrıda kesin varsa..." gibi başlayan ve sonu bir yere bağlanmayan sorgulamalardı bunlar.Bir gün bir Facebook grubunda evrim üzerine bir tartışmada (!) "Atomlar bir araya gelip bakterileri oluşturmuş ve biz de onlardan evrimleşmiş olabiliriz." tarzı bir yorumda bulunduğumu anımsıyorum.İşin komik yanı , ne ben yazdığımı garipsedim ne de karşımdakiler.Ancak saçmaladık durduk ; "Aklı yok ama fikri var." hesabı.Daha sonraları evrim üzerine araştırmalarım , ateist Facebook sayfalarının önüme koyduğu çürük ayetlerle azılı bir ateist oldum.Bugün bakıp görüyorum ki , gördüğüm ve yaşadığım tartışmalarda ateist de Müslüman da kıt kafalılıkta.2015 Kasım ortasında reddedildim ; bir iki gün sonra "Bunu Çok Sık Yapmam" (BÇSY) okudum.Dönüm noktalarımdan en önemlisi budur.Benim arayışım hiç bitmedi ancak arayışıma yön veren en önemli olay bu oldu.2016 Kasım sonunda BÇSY üzerine on , on beş kişilik bir grup kurdum.Arayışımı zenginleştiren ikinci dönüm noktam burasıdır ; üçüncüsü BÇSY'nin yazarı Unbelievable My7'ın öğrencisi olan Mucxjzzz'un yazdığı "Buraya Gel Çok Şey Kazanacaksın"ı okumamdır ; dördüncüsü inanç kavramının iyi bir şey olduğunu kabul etmemdir ; beşincisi Budacılığa merak salmam olabilir ; altıncısı Masonlar.org'a üyelik başvurumun kabul edilmesidir.Atladığım varsa kusura bakmasın.Az önce saydığım iki kişinin yazdıklarının altına imzamı atarım ; NLP ile yazıldığını unutmayın asla.İnancı doğal görmeye başlamama gelelim.Mümin SEKMAN'ın "Her Şey Seninle Başlar" kitabını okudum.Hayatımızın kontrolünün kendi elimizde olduğuna inanırsak hayatımız üzerindeki kontrolümüz artar ; yazgıcı bir inanıştaysak azalır.Heisenberg'in "Belirsizlik İlkesi"ni araştırırsanız göreceksiniz ki , hiçbir şey %100 kesinlikte değildir.Bu olayla birlikte inanç kavramını benimsedim.İnsanın diğer canlılardan zekaca ve hayatı , dünyayı , evreni tanıma potansiyeline göre kat be kat ileride olması bana bir tanrının varlığını sezdirirdi.Böylece tanrıya inandım ; ancak tabii ki Müslüman olmadım.Budacılığa şu son bir haftada falan merak sardım.Anladığım kadarıyla Buda başı sonu belli bir öğreti sunmuş ancak daha sonra bu öğretiye pek çok eklemeler -ve büyük olasılıkla çıkarmalar- yapılmış.Benim anladığıma göre Dört Yüce Gerçek , Sekiz Aşamalı Yüce Yol , On İki Halkalı Nedensellik Yasası , Kamma&Vipaki , Samsara ile Samsara'dan kopuş olan Nirvana ; bunlar Budacılığın bütünü.Geri kalanlar içi boş eklemeler.Elektronik postamı kontrol ettiğimde Masonlar.org'dan gelen iletiyi görüp geldim.İmzamdan bütün amacımı anlayabilirsiniz.Dolu dolu yaşamak ve öleceğim anda pişman olmamak istiyorum ancak yaşarken yaşamamın anlamını da aramak istiyorum.Eğer bu dünyaya gelişimin bir amacı varsa hem iş hem de tatil yapmalıyım.Bana kalırsa bütün bireysel düşünce sistemlerinin (İslam , Hıristiyanlık , Yahudilik , Budacılık , Taoculuk...) öleceğimiz anda pişman olmayacak bir yaşamı amaçlamalı.Toplumsal ideolojiler (Ulusçuluk , dinlerin siyasal kanatları , komünizm , anarşizm...) bireyi yeterli gelişimini tamamlamadan topluma hizmetini savunduğu için başarısız oldu.
"Ormana gittim ; çünkü bilinçli yaşamak istiyordum.Yaşamı iliğine dek özümsemek istiyorum.Yaşama dair olmayan her şeyi bozguna uğratmak için... Ve , ölüm vaktim geldiğinde , aslında hiç yaşamamış olduğumu keşfetmemek için." Henry David Thoreau
Bütün amacım , hayata doymuş ve huzurlu bir biçimde ölebilmek ; benim için bireysel ya da toplumsal tüm düşünce sistemlerinin tek amacı budur ; bu olmalıdır.


Masonlar.org - Harici Forumu

Haricinin Manifestosu
« : Şubat 17, 2017, 10:37:43 ÖS »

Şubat 18, 2017, 12:04:08 ÖÖ
Yanıtla #1
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 581
  • Cinsiyet: Bay

 
  Muhteşem bir yazı ve bakış acısı...Tebrikler.

 Konu hakkında bir kaç fikir belirtmek isterim.Biz İnsanlar doğanın his ve sezgilerinnden zaman ile uzaklaştık.Bir çok canlının duyularına sahip değiliz.Bu besin zincirinin tepesinde olmamızın bir yansıması.

 İlk olarak "ot" ile başlayıp, yırtıcılar (Aslan,kartall vb.) ile devam edip,İnsan ile son bulan besin zincirinin kültürler,dinler ve günümüz yaşam tarzı ile bağdaşık noktalarına değinmek isterim.

 İnsan tek hücrelilerden başlayarak "bitki,otcul,etcil" bütün yaşamı var eden tohumları bünyasinde barındırır.
Önemli olan hangi çağda,şartta ve kimlerde  "bitki,otcul,etcil" genlerin baskın duruma geçiceğidir.
 
 Belki biraz kırıcı bir benzetme olabilir ama tarif ettiğiniz bütün dinler "ot" olmayı
fotosentez durumunda kalmayı öğütler. "Ot"/bitki olmayı tarif edelim: İddalı olmamak,en az ile yaşamak,bütünlük hissi.Diğer özellikleri siz tamamlaya bilirsiniz.Bu durumu rahip,derviş,ermiş,vb bütün dinsel yapılarda göre bilirsiniz.

 Yakın çağımız hayatta kalma mücadelesi gerektirmeyen bir ortam içinde yaşaya bilmemizi sağlıyor.Buda 3'7 milyar yıllık evrimimizin temel özelliği olan "hayatta kalma" güdümüzü farklı yorumlamamızı sağlar.

 Bitki form'undan sonraki halka otculdur.Otcullar bitkileri takip ederler ki bu günümüzün kangrenidir.Birde etciller var tabiki...Otculların yaşayış bicimlerine uyumlanıp yaşamak zorundadır...En son Kendini bilen İnsanOğlu vardır; aslında hepsi İnsandır ama uyurlar...

(Aslında bu zincir; "ışık,madde,hücre,bitki,otcul,etcil,insan,ışık" olarak uzatılabilir.)

Sevgiler

« Son Düzenleme: Şubat 18, 2017, 12:09:40 ÖÖ Gönderen: Tik-Tak »
Sen Özetsin


Şubat 21, 2017, 09:58:46 ÖS
Yanıtla #2

  Farklı düşündüğümüz nokta dinler olduğu için oraya yanıt versem yeterli sanırım.Saydığım üç din tamamen dediğiniz gibi mi tartışılır ancak her kör satıcının bir kör alıcısı vardır ; ben hayatımın tadını çıkarmak isterken A dinine inanıp A dininin gereğince tat aldığım şeylerden yoksun kalabilirim.Acı ekonomisi üzerinden değerlendirelim:A dini onun buyruklarına uymazsam cehenneme gideceğimi söylüyor.Cehenneme gitmek on üzerinden onluk bir acıdır.Dünya yaşamında A dininin buyruklarına uyup zevklerimden ödün vermek on üzerinden birlik bir acıdır.Eğer inanıyorsak pek de zorlanacağımızı sanmıyorum.
Bütün amacım , hayata doymuş ve huzurlu bir biçimde ölebilmek ; benim için bireysel ya da toplumsal tüm düşünce sistemlerinin tek amacı budur ; bu olmalıdır.


Şubat 21, 2017, 10:38:59 ÖS
Yanıtla #3
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 581
  • Cinsiyet: Bay

  Farklı düşündüğümüz nokta dinler olduğu için oraya yanıt versem yeterli sanırım.Saydığım üç din tamamen dediğiniz gibi mi tartışılır ancak her kör satıcının bir kör alıcısı vardır ; ben hayatımın tadını çıkarmak isterken A dinine inanıp A dininin gereğince tat aldığım şeylerden yoksun kalabilirim.Acı ekonomisi üzerinden değerlendirelim:A dini onun buyruklarına uymazsam cehenneme gideceğimi söylüyor.Cehenneme gitmek on üzerinden onluk bir acıdır.Dünya yaşamında A dininin buyruklarına uyup zevklerimden ödün vermek on üzerinden birlik bir acıdır.Eğer inanıyorsak pek de zorlanacağımızı sanmıyorum.

 Bu yazınızdan yola cıkar isem; aslında, dinler hakkında ayni düşünceleri farklı yorumladığımız kanaatine varırım.

 Benzetme olarak bitki'yi kullanma sebebim; doğa'ya en uyumlu ve oksijen sağlayabilen nadir yaşam türlerinden olduğu içindir...Doğa'ya oksijen sağlayabilen bütün nadir canlılar, basit yaşam formlarıdır.

 Dinsel bütün meditasyonlar da,din adamlarıda ot/bitki formunu taklit ederler.
Ot/bitki de dediğiniz gibi yaşamın ve canlılığın tür olarak 10'da 1'ini teşklil eder.

 Bitki cok önemli bir yaşam formudur.Evrimciler maymunumsu bir canlıdan evrimleştik diyorlar; Aslandan evrimleştik deseler,bu patırdı kopmaz belki.Bir hoca'ya; "Dinimiz Aslan gibi" dersem; pek kızmaz sanırım...

"Canlılar hayvan ise,İnsan canavardır" En yırtıcı hayvanlara hayranlık tarihte de hiç bitmemiştir...

 Not: Merakımı maruz görün; tek kişilik  Manifesto nasıl oluyor ?.Şimdi ben harici olarak bu konu başlığına cevap yazdığım için, Manifesto dahilinde mi oluyorum ?
« Son Düzenleme: Şubat 21, 2017, 10:44:39 ÖS Gönderen: Tik-Tak »
Sen Özetsin


Şubat 22, 2017, 04:44:58 ÖS
Yanıtla #4

  Aslında aynı yorumluyoruz.Siz de ben de bir dine inanmıyoruz ; ancak inansaydık bitki gibi yaşamakta bir sakınca görmeyecektik.Manifesto sözcüğünü ahengi nedeniyle kullanmıştım ; anlamını bildiri sanıyordum.Şimdi öğrendim asıl anlamını.Teşekkürler belirttiğiniz için.Haliyle manifestoya dahil değilsiniz. :)
Bütün amacım , hayata doymuş ve huzurlu bir biçimde ölebilmek ; benim için bireysel ya da toplumsal tüm düşünce sistemlerinin tek amacı budur ; bu olmalıdır.


Masonlar.org - Harici Forumu

Ynt: Haricinin Manifestosu
« Yanıtla #4 : Şubat 22, 2017, 04:44:58 ÖS »