Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Masonluk Üzerine Eleştiriler  (Okunma sayısı 4720 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ağustos 05, 2016, 05:34:50 ÖÖ
Yanıtla #10
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 281
  • Cinsiyet: Bay

Yazmak da biraz geç kaldım sanırım. Özür dilerim.

Şuan dünya genelinde Masonluk hayır kurumu olarak biliniyor. Ama Türkiye'de bu durum çok çok farklı bir seviyede.
Peki neden olabilir hiç düşündünüz mü ? Aslında burada sadece Türk Masonluğuna değil Osmanlı Dönemi Masonluğuna da bakmalıyız.

Hadi bakalım...

Osmanlı İmparatorluğu toprak yapısı bakımından içinde birçok ulusu barındırıyordu. Türk, Ermeni, Sırp, Rum...
Nitekim bu da demek oluyor ki farklı millet ve kültüre sahip olan ''Mason Locaları''.
Osmanlı Dönemi Masonluk aslında o dönem bir hayır kurumu gibi algılanıyordu. Aksini algılayan elbette olmuş mudur? Olmuştur. Birazdan benim ne şekilde algıladığım görülünce daha iyi anlatmış olacağım.

Padişaha özel kokteyller ve yine açılış konuşmaların da Sultan Abdulhamid'e karşı sevecen bir tavır sergilenmekteydi. Öncesinde Masonluğun yasaklanmasına ve çeşitli spekülasyonlara girmiyorum.
O dönemde Osmanlı topraklarında ''İngiltere, Fransa, İtalya veya önce Torino sonra Roma'' gibi Büyük Maşrıklara bağlı, haliyle birbirinden bağımsız localar bulunuyordu.

Benim düşüncem İngiltere ve Fransa gibi sömürge devletlerinin Masonluğu sadece Osmanlı topraklarında değil dünya üzerinde art niyetle kullanmış olabileceğidir. Günümüz de hala böylemidir bilmiyorum. Ama zannetmiyorum. Belki İngiltere...

Nasıl bir art niyet bu?

Ulusal çıkarlar ve emperyalizm gibi...

''Masonluk gibi bir kurum dahi ulusal çıkarlar için alet edilebilmektedir'' Güngör Öcal

Buradan da 2. bir eleştiri çıktı gibi ne dersiniz ? :)

Sahiden o dönemin Masonları Osmanlı topraklarında ulusal çıkar ve Sömürge Masonluğu gözetmemiş olsaydı Türkiye'de günümüzde belkide Masonluk ve Masonlara daha iyimser yaklaşılacaktı.  1. Dünya Savaşında İtilaf Devletleri'nin(İngiltere, Fransa) Osmanlı'da Masonluğu başlatan devletler olması bunun en bariz delili olabilir mi ? 

...

Türkiyede Masonlğun kötü bilinmesine yol açan sebebi bulduk sanırım.

Bir sıkıntımız daha var. O da Türk Masonlarının kendilerini ifade etmek de zorlanması.

Şöyle bir geçmişe bakıyorum Türk Masonlarının yazdığı kitapların toplamının basım sayısı tahmini 30-40 bini geçmiyor gibi. Belki dahada azdır. Onlarda ya çok eski, ya da tanınmış bir kitap değil.
Televizyon ve Sosyal Medya da aktif de değiller. Bir Masonun Masonluğu anlattığı en yeni ve belkide tek televizyon programı Sayın Remzi Sanver 'in Teke Tek'dde katıldığı program. O da 6 sene önce.

Karşıma iki düşünce çıktı:

1. Türk Masonlarının kendisini tanıtmak gibi niyeti olmayabilir.

2. Türk Masonları kendini zaten tanıtıyor fakat başarılı olamıyorlar. Bunun sebebi günümüz de bağnazlığın bir hayli yoğun olmasından.

E tamam kardeşim hadi öyle diyelim. Masonluğun en büyük amaçlarından biriside Ülkü Mabedi inşaası değilmidir? Böylesine bir hedefleri olan kurumun insanları, neden hedeflerinin yanında nokta küçüklüğünde olan bir olayı çözemiyorlar? Sanırım biraz sert oldu.

Not: Yanlış bir yazı olduysa Sayın Adam'dan düzeltmesini rica ediyorum.
Not2: Masonların yazım hakkında ne düşündükleri benim için oldukça önemli. Mason üyelerimizden görüşlerini belirtmesi için rica ediyorum.
« Son Düzenleme: Ağustos 05, 2016, 06:06:10 ÖÖ Gönderen: Zaharoff »
Her kande baksam görünür gözlerime sırr-ı ezel
Her şey ulaşıp aslına çıktı aradan kainat


Ağustos 05, 2016, 12:32:28 ÖS
Yanıtla #11
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 233
  • Cinsiyet: Bay

Sayın kurt, Masonluğun evrensel amacına bir eleştiri getirmek istemş ama o bir elştiri değil, kendi bireysel eğilmi uyarınca bir durum değerlndİmesi. Eleştiri olması için bir öneri getirmesi gerek.
Şöyle yapılmalı: "Böylece, Masonluğun evrensel amacının gerçekleştrilemeyeceği anlaşıldığından, bunun şöyle değiştirilmesi gerekir: ................"

Bundan sonra belki sonraki (bir diğer bakışla önceki) aşamaya geçilir.

Eleştiri olması için açık öneri olması gerekmiyor. Bunu belirtmem lazım. Yazdıklarımda zaten eksik yönleri belirterek üstü kapalı şekilde bir yol göstermiş oluyorum. Şu şu şu yapılmalıdır şeklinde madde madde yazmak haddime değil.
« Son Düzenleme: Ağustos 05, 2016, 12:39:04 ÖS Gönderen: kurt »
“Tehlikeli bir dönemde yaşıyoruz, insan kendine hükmetmeyi öğrenmeden doğaya hükmetmeyi öğrendi.” Albert Schweitzer


Ağustos 05, 2016, 02:33:47 ÖS
Yanıtla #12
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4165
  • Cinsiyet: Bay

Bilmediğimizi demeyiz.
Forumda bir dünya konu var tam bir arşiv bakana.Benim sordugum tamda bakmakla görmek arasındaki fark idi.
Neyse bankacı olmadan bankacı, polis olmadan polis 5 doktor olmadan doktor gibi düşünmemiz isteniyor o zaman vebali konuyu açana.

Mason luk ile alakali  soracağım şey ister eleştiri ister soru gibi algilansin mühim değil.

Başlangıç ile alakali ve konu tekris.
Mason olmak için gidilmesi gereken yolun ilk basamağı.
Tekris olduktan sonra mason olunur,
Kilise Hristiyan olmak için vaftiz eder.
Müslüman olmak için kelime i şehadet getirilir.

Genelde dinlerde yapılan bu uygulama Masonlukta neden yapılır sorusunun cevabı bu forumda var sn.adam in yazısı.

Masonluk öz olarak akilcilik ve bilimsellige çok önem verir.Girişte yapılan bu merasimin masonluğun çok kıymet verdiği hangi bilimsel yahut akıl düşünülüp uygun görülüp uygulanmış. Forumda bir zamanlar sormuştum masonluk dinmidir diye bugün bile cevabim Nerede ise aynı.

Içinde Semavi herhangi bir özellik barindirmayan, temel ahlaki prensipleri zamanla oturmuş insan icadı bir d indir.

Kanıtı da tekris tir.
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Ağustos 05, 2016, 09:29:57 ÖS
Yanıtla #13
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Zaharoff'un dediği doğrudur. Türkiye'deki masonlar, isteseler de kendilerini ve kurumlarını toplum katmanlarına anlatamıyorlar. Çünkü belki çok iyi öğrenim görmüşler ama nasıl anltmak gerektiğini bilmiyorlar. Bir benzetimi üniversitelerimizde görürüz. Birçok prof gerçekten de kendi branşlarında üstün düzeyde uzmandırlar ama çoğu bildiklerini öğrencilere doğru dürüst öğretemez. Bu bakımdan doktorası bile olmayan öğretim görevlileri çok daha başarılıdır. Yurdumuzda mason kuruluşlarıın bu bağlamda kurumsal etkinlikleri pek sınırlı olduğundan, yapılacak çalışmalar masonların bireysel çabalarına bağlı kalmaktadır. Onlar ise bu işi nasıl yapacaklarını bilmiyor ve mason kuruluşlarının bünyesinde bu sorunu gidermek için bir eğitim programı yok.
Asal sorunu gidermek için toplumu eğitmek gerekiyor. Bu bağlamda Masonluk bakımından masonlar görev üstlenecekse önce onların eğitilmesi gerekiyor.
Kaldı ki, Masonluğun tanıtımına girişilmeden önce, bu girişimin yapılacağı toplumda Masonlukta benimsenen ilkelerin yerleştirilip yaygınlaşması, Masonluğun karşıt olduğu olmsuzlukların da büyük ölçüde giderilmesi gerek.
Bu konuda masonlar kusurlu görülemez. Kusurlu olanlar toplumu bu hallere dönüştürenlerdir. Burada politika yapmak istememem ama şöyle bir öneride bulunabilirim: Bu ülkede 1951-1954 döneminde neler yapılmış olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti Devrimi'nin nasıl devirildiğini şöyle bir gözden geçirin; ülkemizin buhallere nasıl
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Ağustos 05, 2016, 09:35:38 ÖS
Yanıtla #14
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay

düşürüldüğünü görürsünüz.
(Ekranımda bir sorun var. Uzunca yazı sığmıyor.)
Durum böyle olunca bizim Türk masonlardan çok şey beklememiz haksızlık olur ama eğitim gerekliliği, kaçınılmaz olarak vardır. Bu da bireysel değil, kurumsal bir sorundur.
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Ağustos 05, 2016, 09:50:15 ÖS
Yanıtla #15
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay

Sayın karahan, eleşiri konusunu tekris ile bağdaştırıyor.
Masonluk Ezoterik Sistem'e uyarak çalışan bir kurumdur.
Tekris Masonluğa özgü değildir. Söz gelimi Masonluğa Giriş Töreni "tekris" diye anılıyorsa da, tekris = inisiyasyon çok daha geniş, tüm dereceleri kapsayan bir uygulamadır. Bu, tüm ezoterik kurumlar için geçerlidir. Olmasın denilmesi "Mason örgütü ezoterik çalışmasın" demekle özdeştir, ki bu da "Masonluk diye bir kurum olmasın" anlamına gelebilir. Nitekim tarihte bir zamanlar ezoterik iken ekzoterikliğe dönüşen birçok kurumun, zaman içinde varlığını yitirdiği görülmüştür.
Ancak bu, geleneksel ezoterizmin hiç güncelleştirilmeden aynen sürdürülmesinin uygun olduğu anlamına gelmez. Masonluğun da bu açıdan kendisini çağdaşlaştırması, yenilemesi gerektiği söylenebilir.
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Ağustos 06, 2016, 01:00:27 ÖÖ
Yanıtla #16
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 666

Masonlar biraz daha sabırla halkla iç içe olarak aydın kişiyi bulmak durumundadırlar. Ezoterik oğretiyi alamayacak kapasitede sadece mason yakını var diye olanları kuruma almak çıkmaza götürmekte. Ilk elestirimin arkasındayım.
Doğru rehberini bulana ne mutlu...


Ağustos 06, 2016, 04:26:51 ÖÖ
Yanıtla #17
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 168
  • Cinsiyet: Bay

Eğer gerçekten bir konuda rahatsızlık hissediyor iseniz ve öz güveniniz yüksek ise toplum içerisinde bu konuya ilişkin fikirlerinizi dile getirebilirsiniz. Bundan sonra yapacaklarınız ile ilgili aşağıda 2 seçeneğiniz var

1 – Yapıcı eleştiri: Kendi fikirleriniz dahilinde eleştirilerinizi dile getirdikten sonra yine kendi fikirleriniz dahilinde bir öneri ve/veya bu öneri ile ilgili görev alma isteği yapabilirsiniz.

2 – Yıkıcı eleştiri: Sadece kendi fikirleriniz gördüğünüz yanlışları ifade eder ve orada bırakırsınız. Hatta hırslanarak egonuzun büyüklüğüne göre konuyu hakarete bile taşıyabilirsiniz.

Burada konuyu açan Sn. ADAM, bu başlık altında bir eleştiri yapan kişilerin öneri yapılması istenmiş. Bunu kabul etmeyebilirsiniz hatta baskıcı da görebilirsiniz. Bu başlık uygun gelmiyor ise sadece izlemeyi tercih ediniz. Çünkü rahatsız olacaksınız…

Kendi Adıma;

Çalışmalar ve Yöntemler konusuna değinmek istiyorum. Burada belirtmiş olduğum düşünceler ve fikirler tamamiyle kendimi bağlar yanlış olabilir eksik düşünmüş olabilirim. Açıkçası aklımın yetmiş olduğu bu kadardır.

Ancak vereceğim önerilen öncesi gördüğüm sorunları belirtmek istiyorum.

1 – Mason Locaları T.C. öncesi Osmanlı Devletini bilerek ve isteyerek yıktığı ve yerine T.C.’yi kurduğu
2 – Bütün kötü ve karanlık işlerin arkasında Masonların olduğu
3 – Masonların sadece masonlar ile ticaret yaptığı başkalarına kesinlikle ticari konuda acımadığı
4 – Keçi kestiği, bakire kurban ettiği
5 – Geçende gördüğüm bir haber tam yerini hatırlamıyorum ancak istenir ise birkaç gün içerisinde bulabilirim. Mason üstadlarına özel ve bakımlı kızların servis edildiği
6 – Masonların Dinsiz oldukları ve amaçları dinsizliği yaymak oldukları
7 – Beyin kontrolü vs.. ile insanları öldürmeye kadar zarar verdiği
8 – Büyü vs.. ile geniş kitleleri kontrol altına almak istediği
9 – Atatürk masondu ve Atatürk’ü masonlar öldürdü.
10 – Anıtkabir bir mason tapınağıdır.
Vs..

Bu aklıma gelen ve genelde popüler olan 10 maddeyi buraya getirelim ve burada bir dursun. Dogmaların hakim olduğu ve eğitim seviyesi düşük toplumlarda insanlara entrika ve yalanlar, sıkıcı olan doğrulardan çok daha çekici ve heyecan verici gelir. Ülkemizdeki en temel problem bu… Yukarıda okuduğunuz gibi ülkedeki Mason Toplulukları hakkında çok ciddi ve aşağılayıcı iddaalar mevcuttur. Evet defalarca kez anlatıldı, evet defalarca kez detaylıca anlatıldı… Gerek kurum tarafından gerek bu sitede yüzlerce kez anlatıldı. Ancak insanlar inatla adrenalin istiyor, inatla yalanlara inanmak istiyor.
Bakınız Eski Cumhurbaşkanımız Sn. Süleyman Demirel olayını hatırlayınız. Mason olup olmama konusunda resmi belge isteği onun siyasi geleceğini etkiliyor. Seçim kazanıp kazanmamasını etkiliyor. Bunun aslında halkın gözünde hiçbir olumlu veya olumsuz etki yaratmaması gerekirken kritik bir şekilde olumsuzluk yaratıyor.

Bakınız… Öncelikle ve Öncelikle;

Ülkemizde faaliyet gösteren bütün mason toplulukları, bireysel farklılıklarını bir yana bırakarak Türkiye’de masonluk ve masonlar kavramları hakkında çok çok ciddi bir halkla ilişkiler çalışması gerekiyor. Şunu duyar gibiyim. “Şuna bak hele… Biz kaç yıldır bu işin içindeyiz. Bize işimizi öğretiyor bu… Kim ki bu…” Söyleyeyim efendim “Hiçkimse…” Hayatım boyunca asla kartvizitlerde yazan ünvanları önemsemedim. Her zaman karşımdaki kişiyi gerçekten ne olduğu anlamaya çalışarak yaşadım… Buna göre saygı gösterdim veya göstermedim. Dolayısıyla ben hiçkimseyim…

Sn. ADAM’ın yaptığı kategorilendirme şemasına göre.

4 – Çalışmalar ve Yöntemler

a)   Topluma Açık

Öncelikli olarak kendinizi bir şirket olarak kabul ediniz. Bir şirket ancak para kazanarak varlığını sürdürebilir. Para kazanmaz ise iflas eder. Sizler para kavramını halkı meydana getiren bireyler olarak kabul ediniz ve şu anki durumunuzu dışarıdan bakmamız gerekirse alacaklılar sıkıştırmaya başlamış, satışlar oldukça düşük ve iflasa emin adımlar ile ilerleniyor. Pekala… Bu şirketin büyümesi için ürünü veya hizmeti olması lazım. Onlar nedir peki ? Siz Masonlar… (Ne diyor bu yahu !!! Bize… bizeee… gayet satılık bir eşya muamelesi yapıyor nasıl iştir bu???) Dinleyin hele… Size lanet eden ancak sizi kesinlikle tanımayan ve tanımak da istemeyen bir topluluk var ve amacınız onların sevgisini kazanmak… Bu nasıl olabilir ? BAŞARI HİKAYELERİ. Madde madde anlatalım.

1 – Siz Sn. Mason beyefendi veya hanımefendi bir ürünsünüz.
2 – Özellikleriniz sizin masonluk yolunda yürümeye başladıktan sonra gerek kişisel hayatınız gerek iş hayatınızda yaptığınız başarılar
3 – Mason topluluğunun hayatınıza neler kattığı
4 – Tabi ki bu makaleyi daha da zenginleştirmek adına bol bol resimler ve mümkün ise röportaj tadında bir video

Bunun gibi elinizde binlerce makale ve içerik olduğunu ve bunun kurumsal internet sitenize yavaş yavaş yüklendiğini hayal edin. Elinizde binlerce insanın masonluk yolunda yürürken hayatında olan güzel değişikleri ve ispatları ile yaptıklarını görecekler. Sizce halkı oluşturan bireylerin aklında “ya bunlar hani kötüydü ?” sorusu yavaş yavaş sorulmaya başlanmaz mı ? İnanın sandığınızdan çok daha hızlı bir şekilde bunun değiştiğini göreceksiniz… Tabi başlangıçta ülkemizde yaşayan masonların akıl sağlığı açısından bu başarı hikayelerini diğer ülkelerde yaşayan insanlardan almasıdır.  Ve lütfen obediyansı önemsemeyin. Halkın gözünde hepsi mason ayrım yok… Bu arada bunların nasıl yapılacağı hakkında önerileri diğer başlıkta yazacağım.

Peki yukarıda bir 10 madde yazdım. Kötü ve aşağılayıcı iddaalar sürüsüne bereket onu nasıl halledeceğiz ?

Bu gerçekten çok ciddiye alınması gereken bir konu… Öncelikle size yapılan bu tarz iddaların olabildiğine çok listesini çıkarmalısınız. Daha sonra her başlığı çok ciddi bir şekilde gerekirse ispat veya belgeler ile bol resimli, mümkünse videolumakeleler hazırlayarak önce kurumsal sitenizde sonra sosyal medya da servis etmeniz gerekmektedir. (bizim insanımız pek okumayı sevmez ama izler,dinler). Aslında Sn. ADAM’ın bu foruma kattığı makaleler uluslararası alanda bile örnek teşkil edecek kalitededir. Değerli masonlar kendisinden örnek alabilirler kanaatindeyim. Sonuçta ADAM olmak zor ancak çalışmaya değer değil mi ??

Sosyal medyada bu hazırladığınız içerikleri hergün servis etmeniz gerekiyor. Sonuçta ne kadar çok insana ulaşırsanız o kadar fazla derdinizi anlatabilirsiniz. En azından makaleler hazır olur ise aynı şeyleri tekrar tekrar yazmak için uğraşmaz sadece hazır olan makaleyi paylaşırsınız.

b)   Kendi içinde

Şimdi soracaksınız tabi “Sen şimdi bu kadar konuştun birşeyler attın durdun. Peki bunları nasıl yapacağız ?”

Cevapları uzun, kurum içi kadro gerekiyor ancak yapılması inanın zor değil.

1 – Öncelikle size hakaret edilen, sizi küçük düşüren mecraları iyi bilmeniz gerekiyor. Yazılı basın, radyo ve yerel tv’ler için Ajans Press gibi kurumlarla anlaşarak düzenli olarak kendiniz hakkında neler yazılıp çiziliyor bunları iyi kontrol etmeniz gerekiyor. Ki size ne gibi iddaalarda bulunuyor ve kendinizi nasıl savunmanız gerekiyor sorularının şemasını çıkarabilesiniz… Bunu yapabilmek için öncelikle bu firmalara ödenecek bir bütçe ayırmanız gerekiyor. Aynı zamanda bir komite kurarak bunları araştırmalı ve yine kurulacak diğer departmanlara iletmesi gerekiyor.

2 - Aynı şekilde internet tarafında hakkınızda neler söyleniyor. Bunları iyi bilmeniz gerekiyor. Bunun içinde belli yabancı şirketlere üye olarak hakkında bütün internet ve sosyal medyayı istediğiniz anahtar kelimelerde arayarak size düzenli rapor gelmesini sağlayabilirsiniz. Tabi içerikleri ayırıp gerekli komitelere yönlendirmek size kalıyor. İnternet komitesi basın tarafından ayrı olmalı çünkü çalışma olarak birbirinden farklı şeyler. Yine bir bütçe ayrılmalı (Aylık 400 USD ve altına) bunu çözebilirsiniz. Dilenirse özel mesaj ile yabancı otomasyonları pazarlayan firma tavsiyesi bulunabilirim. Ancak buradan yazamam sonuçta bu işi yapıyorum ve benim gibi iş yapan insanların çalıştığı şirketleri yazarak ekmekleri ile oynayamam.

3 – Hukuk departmanı çok sağlam olmalı öncelikle görsel ve işitsel basın yayın kanallarını inceleyen komite uygunsuz bulduğu içerikleri hukuk komitesi ile paylaşmalı, bu komite uygun düzeltme ve uyarı metinlerini ivedi bir şekilde ilgili kuruma göndermeli ve kendi kurumsal sitesine ekleyeceği Kamu Aydınlatma Plaftormu tarzında bir bölümde paylaşmalıdır. Yine aynı şekilde internet komitesi tarafında kendisine gelen uygunsuz haberler ve içerikler ile ilgili de bunu yapmalıdır. Tabi ki hepsi için değil ziyaretçiler tarafından en yoğun incelenen makaleler için.

4 – Ülkemizde kitap tarafından da azımsanmayacak açıda antimasonik ve Türkçe materyaller var. Bunlarla ilgili de kitap toptancılarından (zaten fazla yok bir elin parmağını geçmez) basılan kitaplardan 1 nüsha alınıp incelendikten sonra yanlışlar görülür ise hukuk departmanı ile paylaşılır düzeltme yazısı hazırlanır önce kurumsal sitenize sonra yayın evine ulaştırılır.

Eğer ilk 4 madde düzgün bir şekilde yapılır ise tarafınıza gelecek yerli yersiz suçlama ve iddaalar eskisi gibi sık ve kolay olmayacaktır. Peki mevcut iddaalar için nasıl yapacaksınız ?


5 – Öncelikle interneti mason kurumları aktif olarak kullanmalıdır. Sosyal medyada var olmalıdır. Kurumsal sayfalarınızı açmanız gerekiyor. Ve düzenli paylaşımlar yapmanız gerekiyor.  Tabi sosyal medya sayfaları masonluğu bilen bir ekip tarafından kontrol edilmelidir. Çünkü normal bir reklam ajansı masonluk ile ilgili soruları anlamayacaktır. Ama bu ekip paylaşımları nasıl yapması gerektiği veya hangi mecralarda yer alması gerektiği konusunda reklam ajanslarından destek alabilir. En popüler sosyal medya portallarına üye olmak ücretsizdir.

6 – Makale konusu: Öncelikle makalelerde olacak bilgiler hakkında bir standart belirleyin olması gereken içerikleri iyi analiz edin ve mümkün olduğunca sıradan bir vatandaşın anlayacağı cümleleri tercih ediniz. Önce sadece yurtdışında  yaşayan veya vefat etmiş masonların yaptıklarını paylaşınız içerikleriniz belli bir sayıya ve olumlu ziyaretçi davranışına dönüştükten sonra Video çalışmasına geçiniz, kullandığınız telefonlar (iphone, samsung) oldukça kaliteli videolar çekmektedir. Bununla röportajı çekip veya mini açıklamalar hazırlayıp youtube, vimeo ve dailymotion a açılacak ücretsiz hesaplar ile yüklersiniz. Zor değildir.

Ancak sabırlı olmalısınız, size çok küfür edecekler, aşağılayacaklar, yıpranacaksınız. Bu yüzden sosyal medya ve internet hesabını kontrol eden insan sayısı olabildiğine fazla olsun ancak düzen ve çalışma metodolojisi tek olsun.

Siz halkın ne kadar içinde olur iseniz ne kadar sorulara kurumsal olarak cevap verebilir ve yine kurumsal olarak kendinizi savunursanız birşeyler başarabilirsiniz.

Beyler bayanlar, halk varlığınızı sorguluyor ve bunu yaparken obediyans olarak ayırmıyor. Sakın bize bir şey olmaz diye düşünmeyin bu gezegende Berlin Duvarı diye bir şey var oldu ise ve yine aynı Berlin Duvarı yıkıldı ise herşey mümkündür…

Benim size öneri sunduklarımı düzenli bir şekilde yapmayı başarabilirseniz:

1 -  100 yılda yapılamayanı 5 yıldan kısa bir sürede başarabilirsiniz.
2 – Yaptığınız bu çalışma dünyadaki bütün mason kuruluşlarına örnek olur.
3 – Dünya’nın halkla ilişkiler ve kriz yönetimi konusunda en inovatif masonik kuruluşu olursunuz.


İnternetin gücünü asla küçümsemeyin… Sıradan çöpçatanlık sitelerinin hepsini tarihe gömerek şu anda 150 Milyar Dolar (ve şu an bile artıyor) piyasa gücüne sahip ve dünyanın 3’te 1’ini kendine üye yapmayı başarmış Facebook’u hatırlayın…


Concordia Res Parvae Crescunt


Ağustos 06, 2016, 05:17:06 ÖÖ
Yanıtla #18
  • Forum ve Uye Yoneticisi
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 2147
  • Cinsiyet: Bay
    • Masonluk ve Masonlar

Sayın @proxima

İletinizi hiç sıkılmadan zevkle okudum. Yazdığınız bütün maddelere bir ''kurum'' bazında katılıyorum. Elbette hakkında birçok iftira ve karalama kampanyaları yapılmış ancak hakikati fayda olan kurumların, bahsini ettiğiniz yolları izleyerek kendilerini aklamaları ve toplumun sevgisini kazanmaları mümkün. Ancak bu yapıcı tavsiyeleriniz şahsi fikrimce masonlukta bir etki yaratmayacaktır.
 
Peki neden?

1) Öncelikle masonluk ve masonların tarihi zaten hem kendi kaynaklarında hemde tarihi kaynaklarda mevcuttur. Mason bilim insanlarının, mason sanatçıların, mason siyasetçilerin bu Dünya'ya kattıkları faydaları saymakla bitiremeyiz. Bakınız ben bunları mason olmadan ve hiçbir masonla konuşmadan söylüyorum. Çünkü tarihi okuduğum zaman karşıma bunlar çıkıyor. Hiçbir güvenilir kaynakta keçi kesen masonları, şeytana tapan masonları okumadım. O halde pek tabi halk da gerçek tarihi okuyup, kulaktan dolma bilgilere inanmamayı tercih edebilir.

2) Masonluğa iftira atan kaynakların takip edilmesi ve hem hukuki işlemlerle hem de faydalı işlerini anlatarak haklarında atıp tutulan iftiraların minimize edileceğini söylemişsiniz. İyi de masonluk/masonlar neden kendilerini kanıtlama ihtiyacı duysun ki? Zaten araştıran ve öğrenmek isteyen gerçeği görecektir. Bugün, ülkemizde dahi bizlere Cumhuriyeti, demokrasiyi sağlayan ve devletimizi kuran insanların bir kısmı masondur. Masonlar Osmanlı Devletini yıktı diyorlar. Ben tarih okuduğum zaman içinde masonların da bulunduğu yapılanmaların özellikle ittihat ve terakkicilerin, aksine Osmanlı'yı daha bağımsız ve güçlü hale getirmeye çalıştıklarını görüyorum. Ülkemizi kuranlar bizleri, atalarımızı hanedan zihniyetinden ve esaretinden kurtarmış, aynı topraklarda, aynı millete hürriyet vermiştir. Bundan güzel ne vardır?

3) Masonların kendilerini, masonluğa dair çalışmalarını ve ideallerini anlatmaları bence aksine yanlış bir yaklaşım olacaktır. Masonluk ezoterik bir kuruluştur. Kim ne derse dersin alelade bir dernekten ibaret olmadığını pek iyi bilmemiz gerekir. Ezoterik kuruluşlarda sırlar olur, gizem olur. Anlatılan her şey, paylaşılan her bilgi ezoterizmde kıymet kaybeder. Bu yüzden masonların ''Bakın biz mason olarak bunları yapıyoruz ve bunları yaptığımız için bu kadar başarılıyız'' demesi, meslek sırlarına, ezoterizme aykırı olacaktır. Kıymetini azaltacaktır. Bakın gizemin kıymetini Şems-i Tebrizi'den duyalım;

Sığ suları en hafif rüzgarlar bile coşturabiliyor.
Derin denizleri ise ancak derin sevdalar..
Anladım ki, derin ve esrarengiz olan her şey susuyor.
Anladım ki susan her şey derin ve heybetli…

4) Saydığınız maddelerin uygulanması halinde toplumun masonlara bakışının değişeceğini ve Dünya'ya örnek olacağını söylemişsiniz. Bakın size bu husustaki fikrimi aktarayım. Bu ülkede ne yaparsanız yapın ''Bir şey hariç'' var olan hiçbir kalıbı değiştiremezsiniz. O bir şey ne mi? ''DİN'' Yani bugün masonluk, dine olan insancıl ve esnek yaklaşımıyla toplumun mütedeyyin, daha doğrusu aşırıcı insanlarına zıt düşmektedir. Bu yüzden bugün toplum, masonluğu dinsiz, şeytana tapar olarak anmaktadır. Zira din mensuplarının çok yanlış algıladığı şey ''Bizden olmayan şeytandandır'' olgusudur. Bu yüzden masonlar dillerinden Allah'ı ve Kuran'ı, localarından namazı düşürmezlerse ancak bu toplum gözünde kıymet sahibi olabilirler. Peki böyle bir şey ''masonluk'' için söz konusu mu? Elbette hayır. Bunların dışında zaten ülkemizde tarihe adını altın harflerle yazdırmış çok kıymetli masonlar vardır. Ancak toplumumuz için dediğim şart olmadan masonluk sevilmez.


Peki diyeceksiniz ki; ''Madem öyle o halde senin yapıcı yorumun nedir?'' Bence masonluk kendisini değil toplumu değiştirmeye yönelik adımlar atmalıdır. Zira sorun masonlukta değildir. Masonluk zaten bilinmesi gereken kadarıyla arayan için apaçık durmaktadır. Sorun toplumun sığ ve kısıtlayıcı yaklaşımındadır. Toplum, insan ilişkilerine daha insani boyuttan bakmaya ve dinlerin bireyselliğini kabul etmeye başladığı zaman ancak bu ülkede bazı şeyler değişebilir. Masonluk bu noktada eğitim adına önemli adımlar atmalıdır. Siyasette ve devlet içinde, önemli makamlara sahip masonların, eğitimde daha çağdaş, ahlak temeli din yerine insan olan bir yetişme sistemi geliştirmesi gerekmektedir. ''Bizden olmayan şeytandandır'' algısı yerine Mevlana'nın ''Ne olursan ol yine gel'' felsefesi öğretilmelidir, ''Herkes dinimize düşman biz de onlara düşmanız'' yerine kapı komşusu Yahudi olan, ziyaretine ve taziyeye giden Muhammed peygamber anlatılmalıdır.

İşte bütün bu toplumsal değişimle beraber masonluğun sanılanın aksine ne kadar önemli ve bulunduğu ülke için kıymetli bir yapı olduğu ortaya çıkacaktır. Şahsi kanaatim bu yöndedir.


Saygılarımla
Gnothi Seauton

Yaşamak, kendini adam etmektir. Zeka ve bilgiyi kullanarak, etinden, kemiğinden kendi heykelini yapmaktır. - Goethe


Ağustos 06, 2016, 07:20:17 ÖÖ
Yanıtla #19
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 281
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Proxima'nın Süleyman Demirel ile ilgili yazıdan bir alıntı:

Alıntı
Bakınız Eski Cumhurbaşkanımız Sn. Süleyman Demirel olayını hatırlayınız. Mason olup olmama konusunda resmi belge isteği onun siyasi geleceğini etkiliyor. Seçim kazanıp kazanmamasını etkiliyor. Bunun aslında halkın gözünde hiçbir olumlu veya olumsuz etki yaratmaması gerekirken kritik bir şekilde olumsuzluk yaratıyor.

Burada Sayın Proxima rahatsız olmayacaksa doğru bildiği yanlışı düzeltmek istiyorum. Zira bu yazıları ziyaretçilerde okumakda.

Süleyman Demirel bir Mason'dur. Fakat Sayın Proxima'nın dediği gibi Mason olup olmadığı hakkında bir belge istenmiyor. HKEMBL dernek üyeliğinin olup olmadığı hakkında belge isteniyor. Dönemin Büyük Üstad'ı Enver Necdet Egeran, Süleyman Demirel'in dernek üyeliğinin olmadığı hakkında belge veriyor.

HKEMBL 'nda tekris olup hemde derneğe üyeliği bulunmayan bir Mason mu ?

Evet, Süleyman Demirel toplantılara düzenli olarak katılmadığı için dernekden ihraç ediliyor. Fakat dernekden ihraç edilmesi Mason olmadığı anlamına gelmez. Süleyman Demirel dernek üyeliği olmasada bir Mason'dur.

Hatta o dönemler Türk Masonluğunda ''1965 Olayları" olarak geçer. Enver Necdet Egeran'ın Büyük Üstad'lık dan ihracı ve Türk Masonluğunun ikiye bölünmesi, günümüzde de hala faaliyetini gösteren Özgür Masonlar Büyük Locası'nın kurulmasına yol açmıştır.
« Son Düzenleme: Ağustos 06, 2016, 07:26:42 ÖÖ Gönderen: Zaharoff »
Her kande baksam görünür gözlerime sırr-ı ezel
Her şey ulaşıp aslına çıktı aradan kainat