Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: V. Murad'ın Masonluğu hakkında belgeler  (Okunma sayısı 40489 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ekim 18, 2006, 02:31:31 ÖÖ
  • Administrator
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 9520
  • Cinsiyet: Bay
    • Masonluk, Masonlardan Öğrenilmelidir

V. Murad'ın Masonluğu hakkında belgeler

Osmanlı Padişahlarından V. Murad'ın şehzadeliği sırasında Mason olduğu öteden beri bilinmekte idi, ancak, doğru olarak bilinen de bundan ibaretti. Şurada burada görülen malûmat, Masonluk âleminin dışındaki kaynaklardan elde edilmiş bulunduğundan, eksik olduğu gibi bazen de uydurulmuş veya yakıştırılmış şeylerdi.

Abdülmecidin büyük oğlu Şehzade Murad, 1840 senesinde doğmuş, tahsil çağına gelince bir çok hocalardan Türkçe, Arapça ve Fransızca dersleri almış ve garp musikisi öğrenmiştir.

1861'de babası Abdülmecidin ölümü ve amcası Abdülaziz'in tahta çıkması ile Veliahd ilân edildi. Daha fazla garp kültürünün tesiri altında kalmış, demokratik idare taraftarlığı şâyi olmuştu. Bu bakımdan "Yeni Osmanlılar" denilen zümre onun tahta çıkmasını arzu etmekte idi. Abdülazizle Mısır ve Avrupa seyahatlerinde beraber bulundu. Bu son seyahatte, Napoli, Tulon üzerinden Paris'e gidildi, orada bir müddet kalındıktan sonra Kraliçe Viktorya'nın davetlisi olarak Londra ziyaret edildi ve İstanbula dönüldü. (21.6.1567 - 7.8.1867).

Oldukça iyi yetişmiş olup Fransızca da bildiği için görüştüğü Avrupa hükümdar ve prenslerinin takdirini kazandı. Rivayete göre, hakkındaki teveccühlerden canı sıkılan Abdülaziz, seyahatin yarısında Murad efendiyi İstanbul'a göndermek istemiş ise de, bu hâlin Avrupa hükümdarlarına karşı fena tesir edeceğinin Fuat Paşa tarafından söylenmesi üzerine tasavvurundan vazgeçmiştir.

Şehzade Murad vaktini Kurbağalıdere'deki köşkünde geçirir, Namık Kemâl, Ziya bey (paşa) ile içki âlemleri yapar, ahbaplık ederdi.

Fransız Grand Orient'ının, kuruluşundan 1875 senesine kadarki çalışmaları hakkında bütün önemli vesikaların kopyalarını verdiği Fransız Milli Kütüphanesi'nden elde edilen belgelere göre, Şehzade Murad'ın Masonluğa kabul töreni (Tekris) "Proodos" Locası tarafından yapılmıştır.

Fransız Grand Orient'ına tâbi olan bu Loca, gene aynı G. O.'a tâbi l'Union d'Orient Locasından ayrılan Masonlar tarafından ve Rumca çalışmak üzere 1868 senesinde kurulmuştur.

Kabul töreni Kadıköy'de yapıldı

Tekrisi yapan Üstadı. Muhterem. Kleanti Skalyeri, 1833 yılında İstanbul'da doğmuş, 1865'te l'Union d'Orient Locasında Louis Amiable'in Üstadı Muhteremliği sırasında tekris edilmişti. Fransa'da doğmuş ve orada Mason olmuş olan Louis Amiable ise, hukuk doktoru olup, avukatlık ve Bab-ı Alî'de hukuk müşavirliği yapmakta idi. Bu ikisi Şehzade Murad'ın tekris edildiği Proodos Locasının kurucularındandır.

Tekris merasimi 20 Ekim 1872 tarihinde, Kadıköyü'nde Louis Amiable'in evinde yapılmıştır. Louis Amiable'in Hatip olarak katıldığı bu toplantıda diğer vazifelilerin çoğu yerine de, Locada sayıları az olan Türkler, vekâleten bulunmuşlardır. Locanın âmil azası o tarihlerde 65 kişi kadar olduğu halde, ilerde göreceğimiz sebeplerden bu toplantıya vazifeliler dahil 11 kişi iştirak etmiştir. Bu toplantıda Türkçe çalışılmıştır. Önemli celse zabıt suretlerinin G. O.'a gönderilmesi âdet olduğundan, bu celsenin zaptı da vesikalar arasında bulunmaktadır:

Tekris celsesi zaptı :

"20 Kasım 1872'de Kadıköyü'nde, Louis Amiable K.in evinde şu K.'ler hazır bulunuyorlardı:

Üs. Muh.   Kleanti Skalyeri
1. Na. vazifesinde   Ragıb efendi
2. Na. vazifesinde   Hilmi efendi
Hatip vazifesinde   Louis Amblable
Sekreter vazifesinde   Ahmet bey
Muhakkik vazifesinde   Seyit bey
Merasim Üs. vazifesinde   Jozef Makaryos

ve Nuri bey, Tevfik bey, Jan Skalyeri ve Jorj Plati K.'ler.

Tam öğle vakti.

Proodos Muh. L.'sının çalışmaları Türkçe olarak, Ç. derecesinde alışılmış sırlarla açıldı.

Üs. Muh., skrüten neticesi uygun olduğu takdirde Şehzade Murad efendinin tekrisi için toplanılmış olduğunu bildirdi.

Aday için en iyi bilgileri veren üç tahkik levhası okundu. Hatibin mütalâası alındıktan sonra dolaştırılan skrüten Şarka lekesiz ve temiz geldi.

Daha sonra ritüelin gösterdiği usullerle adayın tekrisine başlandı. Kendisine nur verildikten sonra, Hat. Louis Amlable tarafından Fransızca ve Sek. Ahmet bey tarafından ise Türkçe olarak birer konuşma yapıldı.

Kardeşlik zinciri kuruldu. A.A. kelime verildikten sonra, mevcut K.'lerin hepsi bu sırrı saklayacaklarına yemin ettiler.

Tam gece yarısı."

Gizlilik içide

Bu zaptın altında, Murad dahil celsede bulunanların hepsinin imzaları vardır.

Bu tarihlerde İstanbul'da en az 15 Loca bulunmakta idi. Bunlardan Fransız G.O.'na bağlı l'Etoile du Bosphore, l'Union d'Orient, Proodos ve Ser Locaları ile İtalyan G.O. na bağlı İtalia Locası, yani beş Loca, Beyoğlu'nda Ağahamamı sokağında, müştereken kiralamış oldukları bir lokalde çalışmakta idiler. Tekris celsesinin bu binada değil de Louis Amiable'in evinde yapılmış olmasıın sebebi gizliliği temin içindi. Hatta Loca K.'lerinin bile pek azı bu hadiseden haberdar edilmişlerdi. Veliahdın tekrisini G. O.'a bildiren mektubunda Üs. Muh. Kleanti Skalyeri bu durumu şöyle izah ediyor :

"23 Ekim 1872
Fransız G. O.'na
Çok sevgili Kardeşlerim,

Gayri muntazam başlamış, yani Teşkilâtımızın Nizamnamelerine aykırı bulunmasına rağmen, Masonluğun Umumî ve Fransız G. O.'nın hususî menfaatlerine uygun olan ve yeni tamamlamış olduğum bir eseri size bildirmek isterim.

Fakat meseleyi anlatmadan önce şunu da belirtmek isterim ki, güzel Kuruluşumuza en çok ihtiyacı olan memleket bizimkidir. Burada çeşitli din'ler, milletler, ırklar, dolayısile anlaşmazlıklar ve kinler vardır. Padişah, Nazırların ve halkın büyük ekseriyeti Masonluğa kötü gözle bakarlar.

"Hafiyeler kapımızda"

Kaç defa Mabetlerimizin kapısında bekleyen hafiyeler gördük, kaç defa, maksadı aramıza girip Müslüman Kardeşlerin isimlerini öğrenmeye çalışan kimseleri bilmeden tekris ettik. Bu Müslüman Kardeşlerin bir çoğu ya işinden atılmış, ya rütbeleri alınmış veya sürülmüştür. Bizim tam bir isim listemiz polisin elindedir. Masonluğun, Müslümanları Hıristiyanlaştırmaktan başka gayesi olmayan bir teşkilât olduğuna Padişahı inandırmak için Türkçe bir kitap yazılmıştır.

Bu hadiselerin sonunda cesaretlerini kaybeden Müslüman Kardeşler, Localara eskisi gibi devam edemez oldular. Masonluğun Vâdîmizde çökmek üzere olduğunu üzülerek müşahade ederken, ilerde çok faydalı olabilecek bir hamle yapmak imkânını bulduk.

Son günlerde şahsen bana yapılan bir müracaatla Osmanlı İmparatorluğu tahtının varisi Prens Murad efendinin tekrisi teklif edildi. Bu teklif, Muh. L.'mızın âmil azası, Üs. Mason ve Veliahdın baş kethüdası Seyit Bey tarafından yapıldı.

Aşağıda anlatacağım sebeplerden en sıkı ketumiyetin muhfaza edilmesi ve tekrisin dışarıya sızmasına meydan verilmemesi lûzumlu idi.

Padişah, uzun zamandan beri kendisinden sonra, yeğeninin yerine oğlunun tahta çıkmasını istemekte ve bunun için çalışmaktadır. Fakat Osmanlıların dinî ve millî gelenekleri buna karşıdır, ve tahtın varisi halkın ve Nâzırların büyük bir kısmı tarafından tutulmaktadır.

"Öğrenilirse, cezalandırılırız!"

Murad efendi Teşkilâtımızın aradığı bütün kalitelere sahip olduktan başka, faziletleri ve tekâmül için duyduğu sevgi ile ilerde vatanının ve Teşkilâtımızın bir zaferi olacaktır. Murad efendi çoktan beri nura kavuşmak istemekte fakat bu projesini gerçekleştirememekte idi. Hiç bir prensip sahibi olmayan, kalpsiz, mantıksız, hakikî tekâmülün düşmanı bulunan ve tahtın varisini değiştirme çareleri arayan Padişahın kulağına Veliahdın tekrisi hadisesi giderse, aradığı kıymetli bahaneyi bulmuş olacaktır. Veliahdın dinsiz, imansız "gâvur" olduğu ilân edilerek halkın taassubu tahrik edilecek ve muhtemelen Veliahd ve Kardeşlerinin tahta çıkma hakları alınacak, tekrisine sebep olanlar cezalandırılacaklardır. Burada da Masonluk, yanlız Müslümanlar tarafından değil, Avrupa'da olduğu gibi bütün cahil halk tarafından iânetlenmiştir.

Gördüğünüz gibi Kardeşlerim, Nizamnameler ve Masonluk vazifelerim arasında zor durumda kalmıştım. Bir taraftan Nizamnamelere uyacağıma yemin etmiştim, diğer taraftan Masonluğun Umumî ve Fransız G.O.'nın hususî menfaatleri için de Nizamnamelere aykırı olarak Veliahdı tekris etmeli idim.

Teklifi kabul etmemek, Teşkilâtımıza karşı Veliahdın eline bir silâh vermek olacaktı, çünkü o da umumî kanaate uyarak bizim, krallara ve dinlere karşı olduğumuz fikrine inanacaktı. Sonra, ya bir İngiliz veya İtalyan Locası bu tekrisi yaparsa, G. O.'ı böyle bir kazançtan niye mahrum etmeli?

"Sır saklamaya her zaman riayet edilmiyor"

Prensin tekrisini yapmak, Nizamnamelere göre yapmak, yâni haricî olarak adını ilân etmek, bütün Loca âzâsına haber vermek, Prensi lokale getirtmek, hem kendisi hem de bu memleketteki Teşkilâtımız için zararlı olurdu, çünkü biliyorsunuz Kardeşlerim, sır saklamaya her zaman riayet edilmiyor.

Bunun için Nizamnamenin tekris hakkındaki bazı maddelerini ihmâl ederek ikili vazifemi yaptım: birincisi, durumu ve üstün kaliteleri ile çok şey vâdeden bir kimseyi Teşkilâtımıza kazandırmak, ikincisi, Fransız Mason tarihine, ilerde Sultan olacak bir kimsenin tekrisi gibi benzeri olmayan bir hadiseyi kaydetmek,

Muameleye başlamadan önce, dostum ve Kardeşim Louis Amiable'in nasihatlarını ve fikirlerini aldım. Masonluğun Umumî ve Fransız G. O.'nın hususî menfaatleri için yaptığı gayret ve hizmetlerle tanıdığınız bu Kardeş, bana cesaret verdi ve işbirliği vaadetti.

Bu tekrisi, Muh. Proodos Locasının Üs. Muh.'ı olarak atölye adına, fakat kimseye bildirmeden ve sadece Locada güvendiğim bir kaç âzâ ile gerçekleştirmem de aramızda kararlaştırıldı.

Netice olarak, 20 Ekim 1872 akşamının 7'sinde, Loca Muhak.'i Jozef Makaryos, kurucu ve R.C. Abdurrahman Hilmi, Üs. Mason Seyit, Üs. Mason Ragıb efendi, Ç. Mason Tevfik bey, Ç. Mason Nuri bey, hepsi Proodos Locası âmil azası; ayrıca l'Union d'Orient Locasından Dr. Jan Skalyeri ve Refet Ahmet K.lerle, Kadıköyü'nde Proodos Muh. Locası kurucu ve âmil azası Louis Amiable'in evine gittik. Daha önceden evin bir salonunu Masonik Lokal haline getirmiştik. Anayasa ve Ritüelin Tekris hususundaki bütün icaplarını yerine getirerek, mevcut bütün K.lerin imzalamış oldukları sureti ilişik zapta göre tekris merasimini ifa ettik.

Şimdi K.lerim, Masonluğun Umumî menfaatleri için tasvibinizi ve aynı zamanda, birkaç gün içinde Murad efendiyi ikinci ve üçüncü dereceye terfi ettirebilmem için gerekli müsaadenin verilmesini istiyorum.

"Hoşgeldin mektubu iyi olur"

Bu hadisenin resmî bültenlerde neşredilmemesini ve ben size bildirinceye kadar bütün Masonik neşriyata mani olunmasını, Teşkilâtımızın buradaki menfaatleri bakımından rica ederim.

Ayrıca, Fransız G.O.'nun, benim aracılığımla kendisine bir tebrik ve hoşgeldin mektubu yazmasının çok uygun olacağını sanırım: bundan çok hoşlanacaktır.

G.O.'nın bu faaliyetlerimi hatalı bulacağı yerde beğeneceğini umarak...

Candan bağlı Kardeşiniz
Prodos L.sı Üs. Muhteremi
Kleanti Skalyeri"

Bu yazıya, zabıttan başka Louis Amiable'in bir mektubu ile Hatip olarak yaptığı konuşmanın metni de eklenmiştir. Sek. Ahmet bey tarafından yapıldığını zabıttan anladığımız Türkçe konuşmanın menti yoktur.

Président du Conseil de l'Ordre", yani Teşkilât reisinin verdiği cevabın müsvettesi, suret olarak saklanmış:

"8.11.1872
İstanbul Vadisinde Proodos Muh. L.sı Üs. Muh.' Kleanti Skalyeri'ye,
Prens Murad efendinin tekrisini ve bu tekrisin hangi şartlar altında yapılmış olduğunu bildiren 23.10.1872 tarihli mektubunuzu aldım.

"Veliahda 2. ve 3. dereceleri de verin!"

Bu haberinizi büyük bir alâka ile karşıladım. Türkiye tahtı varisinin tekrisine ben de sizin gibi büyük bir kıymet vermekteyim. Fransız G. O.'nına bağlı bir atölyede nur aldığı için kendimizi tebrik etmeliyiz.

Böyle önemli bir işi tahakkuk ettirebilmek için Nizamnamelerin dışına çıkmak mecburiyetinde kalmış bulunmanız can sıkıcı olmakla beraber, sizi böyle hareket etmeye mecbur eden düşüncelerinizi anlıyorum; memleketin ve yeni tekris olan Kardeşin içinde bulunduğu pek hususî şartlara bakarak, kanunlarımıza uymamakta haklı olduğunuzu kabul ediyorum.

Sırası geldiği vakit ve icab ederse Konsey'de müdafaanızı ben kendim yapacağım.

Sevgili Kardeşim, eserinize devam ediniz ve yeni Kardeşe ikinci ve üçüncü dereceleri aynı gizlilik içinde veriniz. Öyle yapınız ki, bu derecelerin tedrisatı aklında ve kalbinde silinmeyecek izler bıraksın. Böylece Masonluğa vatanınıza ve insanlığa çok büyük bir hizmette bulunmuş olacaksınız.

Kardeş sevgilerimin kabulü....
de St. Jean"

Kleanti Skalyeri'den,
"Fransız G. O.'nda Teşkilât Konseyi Reisi, de St. Jean Kardeşe.

Murad efendinin ikinci ve üçüncü derecelere terfii için bana selâhiyet veren ve bu sembolik derecelerin tedrisatının da aklında ve kalbinde silinmeyecek izler bırakmasını tavsiye eden mektubunuzu aldım.

Bunun üzerine, 8 Aralık Pazar günü, saat akşamın altısında, Beyoğlu, Ağahamam sokağı 12 No.lu mahaldeki Masonik Lokalde toplandık ve aynı gizlilik içinde ve bütün şekillere uyarak Veliahda ikinci ve üçüncü sembolik dereceleri verdim.

Veliahd o derece duygulandı ki, çalışmalar kapandıktan sonra sabahın ikisine kadar, Masonik ve Masonluğun memleketimizde yayılması çarelerini konuşmak için kaldı. Fransız G. O.'na bağlı olan fakat yanlız Türkçe çalışan bir Locanın kurulmasını teklif etti; derhal, benim riyasetimde bir muvakkat Loca teşkil edildi ve vazifelilerin seçiminden sonra Locaya "Envarı Şarkıyye" adı verildi. İçtüzüğünün hazırlanması için bir komisyon kurduk. Bu komisyon işini bitirir bitirmez kuruluş için resmen müracaat edeceğiz.

Bu mektubuma ilişik olarak 8 Aralık celsesi zabıt suretleri ile Veliahd için diploma talebini bulacaksınız, bunun bir an önce gönderilmesini rica ederim.

Birkaç gün önce G.O.'dan Abravanelli, Farazi, Nuri bey ve Tevfik bey K.lerin diplomalarını talep etmiştim, ve bu talebimde son ikisinin çıraklık devrelerini doldurmadan ikinci ve üçüncü derecelere birden terfilerinin sebebini bildirmemiştim. Bunun sebebi, 8 Aralık tarihli celsede yeteri kadar Üs. Mason bulunmasını temin etmek ve aynı zamanda bu iki Kardeşin, Nuri bey ve Tevfik beyin aracılığı ile ihtiyacımız olan muhtelif parçaları o zamana kadar hazırlamaktı; Locaya, bu Kardeşlerin erken terfilerinin sebebini, ikinci ve üçüncü derece ritüellerin Türkçeye tercümesini en iyi bu K.lerin yapabileceklerini ve bu tercümelere ihtiyaç bulunduğu için bu K.lerin erken terfi ettirildikleri şeklinde bildirdim, ve mes'uliyeti üzerime aldığımı söyledim.

Amiable K. de size yazmak istiyordu, fakat sağ eli kalem tutamayacak kadar ağrıdığı için yazamadı, iyi olur olmaz yazacağını bildirmemi istedi; bu sebepten, Prense yazılacak tebrik mektubunun şekli hakkında istediğiniz malûmatı da gönderemedi.

Bana kalırsa bu tebrik mektubunu, kendisinin durumunu ve değer verdiklerine karşı samimî ve liberal karakterini göz önünde bulundurarak, memleketinizin âdetlerine göre yazmanız daha uygun olur. Bu mektubu geciktirmemenizi rica ederim.

Kardeş sevgilerimin kabulü...
Candan bağlı Kardeşiniz
Proodos Muh. L.sı Üs. Muh.i
Kleanti Skalyeri"

Mesleği: Prince Impérial

İkinci ve üçüncü derece celselerinin zabıt suretleri ile diploma talebi formu da bu mektuba ilişik olarak gönderilmiştir. Diploma talebi formunda Şehzâde Murad için şu bilgiler var :

Adı : Mehmet Murad - Mesleği : Prince Impérial, taht varisi - Doğumu : 25 Recep 1256 (5840) - İkametgâhı : İstanbul - Tekris ve terfi tarihleri ve Lâtin harfleri ile ve Fransız imlâsına göre kendi imzası.

Başka bir mektupla Kleanti Skalyeri Fransa'dan Murad efendi için bir kordon ve önlük istiyor. Mektubunda diyor ki, "lütfen Prens Murad efendi için kendi zevkinize göre bir kordon ve önlük satın alarak gönderin; şuna da dikkat edin, Türkler süslü ve zengin şeyleri severler. Bunlar için 250 frank harcayabilirsiniz."

Bir hesap pusulasından da 240 franga bu ikisinin alındığı anlaşılıyor.

Vesikalar arasında Şehzade Murad'a yazılan tebrik mektubunun üç sureti var. Hepsi aynı metin ve güzel bir kaligrafi ile yazılmış fakat üzerindeki tashihlerden anlaşıldığına göre, ya bir yanlış görülmüş veya sayfa tertibi beğenilmemiş, kusursuz oluncaya kadar tekrar tekrar yazdırılmış.

En önemli vesikalardan biri de Şehzade Murad'ın bu mektuba verdiği cevaptır: Fransızca, kendi el yazısı ile yazılmış ve üç noktalı imzası ile.

Şehzade Nurettin efendi de Mason

Daha sonra, Abdülmecid'in 6. oğlu, Şehzade Murad'ın kardeşi Nurettin efendinin aynı gizlilik içinde tekris edildiğini (Kasım 1873) ve Hatip konuşmasını bu sefer Murad'ın yaptığını başka vesikalarda görüyoruz. Bu konuşmanın metni vesikalar arasında yok, fakat konuşması sebebile kendisine yazılmış bir tebrik mektubunun sureti var.

Nurettin efendinin, tekris edildiği günün akşamı, l'Union d'Orient Şapitrinde, Veliahd Murad efendinin 18. dereceye kabul töreninin yapıldığı ve daha yüksek dereceler istediği bildiriliyor. Bu husustaki yazışma evrakı da vesikalar arasında mevcuttur.

24 Ağustos 1875'te Abdülmecidin 4. oğlu şehzade Kemalettin efendi de aynı şartlarla, bu sefer Kleanti Skalyeri'nin evinde tekris ediliyor. Veliahd Murad efendi ile ilgili vesikalar bunlardan ibaret.

Sultan Murad hakkındaki eski bilgiler

Şimdiye kadar 5. Murad'ın Masonluğu hakkında doğru olarak bilinen, sadece Mason olduğudur. Bu hususta şunlar yazılmış:

Kemalettin Apak B.'in 1932'de basılmış bir konferansından:

"....O vakitler henüz Şehzade bulunan Sultan Murad dahi Ser Mahfeline intisab eylemiş ve burada Mason olmuştur... O zamanlar bu Mahfelin, Üs. Muh.'i İran Sefiri kebiri Muhsin Han idi... Şair Ziya Paşa, Abdülaziz zamanında Mabeyni başkâtibi idi. Her halde Murad efendiyi Mason yaptıran rehberler arasında mühim rolü vardır."

1934'te basılmış olan "Muhibban-I Hürriyet Muh. Mahfelinin çeyrek asırlık hayatı tarihçesi" adlı broşürden :

"İlk ve muvakkat Şuray-ı Alî Prens Halim paşa tarafından 1861 tarihinde ve İstanbul'da teşekkül etmişti. Bu ilk teessüste mukayyet bulunanlar arasında zamanın veliahdı Rose Croix derecesini haiz beşinci Murad ile Üs. derecesinde bulunan biraderi Prens Nurettin efendi ve Kemalettin efendiler görülmektedir."

Beşinci Murad'ın Masonluğu hakkında en fazla tafsilât, Ziya Şakir'in "Beşinci Murad'ın hayatı" isimli kitabında var (1943). Hulâsa olarak şöyle yazıyor :

"Tavsiye İngiliz Veliahtından geldi"

"Sultan Abdülaziz'le Avrupa'ya seyahate giden Murad efendi, seyahatten avdetinden bir müddet sonra İngiltere'de tanıştığı ve Masonluk hakkında görüştüğü İngiliz Veliahdı Prens dö Gal'den Masonluğa girmesini tavsiye eden bir mektup almıştı. Kısa bir müddet sonra da Dr. Kapolyon ile hususî kâtip Seyit bey kendisine müracaat ederek Kleanti Iskalyeri isminde bir zat sizi ziyaret edecek demişlerdi. Iskalyeri, 1868 senesinde teşekkül eden Proodos Mahfelinin müessisi ve Üs. Muh. i idi. Aslen Yunanlı olduğu halde teşkilât için İstanbul'a gelmişti. Kleanti, Fransız Maşrıkından aldığı bir mektubu Murad efendiye göstermişti. Bu mektupta Osmanlı Veliahdına 18 derece verilerek hususî merasimle Kardeşler arasına alınması bildirilmişti. Murad efendi bu teklifi büyük bir memnuniyetle kabul etmişti. Birkaç gün sonra Beşiktaş sarayının tenha bir odasında Üs. Muh. Kleanti İskalyeri, Üstatlardan Giritli Dr. Minos Volonaki, Dr. Yani Eşamelos, Bursalı Epaminonda'dan mürekkep bir heyet huzurunda Osmanlı Veliahdı, her türlü merasimden âri bir şekilde, ve yanlız tebliğ suretile tekris edilmiş ve Aziz Biraderlik şehadetnamesile bu dereceye mahsus silâhlar, kordon ve tabliye kendisine verilmişti."

Kemalettin Apak B. 1950'de genişletilmiş olarak ikinci baskısını yaptığı kitabında, "Ziya Şakir yanılmaktadır, Beşinci Murad Ser Locasında tekris edilmiştir" diye ısrar etmekte ve kendince sebepler zikretmektedir.

Belleten'de (1944) Beşinci Murad'la ilgili çok önemli beş makale neşreden İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Beşinci Murad'ın Masonluğu hakkında Ziya Şakir'in kitabını mehaz göstererek aynı şeyleri söylüyor.

"Osmanlı imparatorluğu Tarihi" isimli kitabında Zuhurî Danışman, daha da ileriye giderek "Londra'da bulunduğu vakit İngiltere veliahdının delâletile Franmason Cemiyetine girmişti" diyor.

Mason olma fikrini kimden almıştı?

Bu yazılanların uydurma veya yakıştırma oldukları anlaşılıyor. İki nokta önemlidir. Birincisi, Beşinci Murad'a tebliğ suretile 18 derecenin birden verilmediği, aksine, tekris ve terfilerinin hepsinin usulüne göre yapıldığıdır. İkincisi, Kleanti Skalyerinin bu maksatla teşkilât tarafından İstanbula gönderilmediğidir. Yukarda görüldüğü gibi Skalyeri İstanbulda doğmuş ve İstanbulda tekris edilmiştir.

Beşinci Murad'a Mason olma fikri nereden gelmişti? Prens dö Gal'in tavsiyesi yahut teklifi hikâyesi doğru olsa, o zamanlar İstanbulda çalışmakta olan İngiliz Localarından birine girmesi icab etmez mi idi? Louis Amiable G. O.'a yazdığı bir mektupta şöyle söylemekte: "Murad efendi Masonluğu basit bir merak saiki ile istemiştir ve tekristeki bütün denemelere tâbi olmayı arzu etmiştir: kendisine ilk defa Masonluktan bahseden maiyetindeki adamlarının intibalarını öğrenmekle de iktifa edebilirdi."

Bu ibareden, Masonluktan kendisine ilk defa maiyetindeki adamların bahsettiği neticesi çıkarılabilir mi? Proodos Locasının matrikülünün tetkiki de bu kanaati kuvvetlendiriyor:

Proodos Locasında tek müslüman Türk

Beşinci Murad'ın tekris edildiği 1872 senesine kadar Proodos Locasında bir tek müslüman Türk ismine rastlanıyor: Abdurrahman Hilmi, l'Etoile du Bosphore Locasında tekris olmuş, l'Union d'Orient Locasına tebennî etmiş ve kurucu olarak Proodos Locasına katılmış. 1872'de R. C. derecesinde 13 senelik Mason (53 yaşında)

Proodos Locasının kurulduğu 1868'den 1872 yılının başına kadar matrikülde başka Türk ismi görülmüyor. 1872 yılında ise, Murad'ın tekris edildiği 20 Ekim tarihine kadar, 8 ayda 12 Müslüman Türk tekris edilir, 3 kişi de başka Localardan katılır. Bunların bir kısmının 5. Murad'la ilgilerini biliyoruz. Esaslı bir araştırmada hepsinin ilgilerini tesbit etmek ihtimal dahilindedir. 8 Şubat 1872'de ilk tekris edilenin adı, matrikülde Ali Safaati bey diye yazılmakta ise de büyük hürriyet kahramanı Ali Şefkatî beydir. Bunun arkasından Namık Kemâl ile Seyit bey 24 Şubat 1872'de tekris edilmişlerdir. Mason olduğu bu belgelerde açıkça görülen Namık Kemâl, Beşinci Murad'a veliahlığı sırasında Fransızca dersleri vermiş ve arkadaş olmuşlardır. Seyit bey ise, Murad'ın başmabeyincisidir. 2 Nisan 1872'de tebennî suretiyle Locaya katılan (53 yaşında) Mehmet Ragıp efendi, Murad'ın maiyetinde memurdur, 3 senelik Üstat Masondur ve İzmir'de Orhaniye Locasında tekris olmuştur. (Orhaniye Locası hakkında hiçbir bilgimiz yoktur).

Sultan Murad tekris olduktan sonra da Türkler bu Locaya girmeye devam etmişlerdir.

Bu vesikaların arasına 1884 senesine ait olan matrikül cetveli de karışmıştır. Sultan Murad'ın hal edilip Abdülhamid'in tahta çıkmasından 8 sene sonra Locada bir tek Türk kalmamıştır.

Hikâyenin sonu.

Tekrisinden 3,5 sene sonra, 1876 Mayısında Abdülaziz hal ediliyor. Murad efendi, Padişah Beşinci Murad namı ile tahta çıkıyor. 6 gün sonra Abdülaziz intihar ediyor. Bu hâdise, Sultan Murad'ın bozuk olan asabını iyice sarsıyor ve kendisinde cinnetin ilk belirtileri tahta çıkışının haftasında görülüyor. Bir zaman hastalığını halktan saklamak istiyorlarsa da muvaffak olamıyorlar. Üç ay üç gün süren ismen hükümdarlıkta bulunduktan sonra tahttan indirilerek İkinci Abdülhamit hükümdar ilân ediliyor. Sultan Murad Çırağan sarayına naklediliyor ve 1905'te ölünceye kadar 29 sene orada mahpus kalıyor.

Sultan Murad hal'inden sonra iyileşiyor, bu sefer de iyi olduğu halktan gizleniyor.

Masonlar, Saltanattan hal edildikten sonra da Sultan Murad'ın hayatı ile alâkadar olmuşlar ve Abdülhamit tarafından öldürülmemesi için tedbir almaya çalışmışlardı.

Çırağan Sarayı'ndan kaçırılacaktı

Sultan Murad'ı tekrar tahta çıkarmak veya Çırağan Sarayından kaçırmak için birkaç teşebbüs yapılmıştır. Bunların sonuncusu, Kleanti Skalyeri - Aziz bey Komitesi denen teşkilât tarafından 1878 senesinde yapılmak istenmiştir. Skalyeri ile onun komitesine dahil bulunan Şurayı Devlet muavinlerinden Ali Şefkatî bey, bazı şahıslar vasıtasiyle Sultan Murad ve Validesi ile muhabere etmişler ve sonra birkaç defa da Çırağan Sarayının geniş su yolundan gizlice girmek suretiyle Sultan Murad ile görüşmüşlerdi. Nihayet bu komite, azaları Aksaray'da Aziz beyin evinde toplandıkları sırada içlerinden birinin ihbarı üzerine basıldı; komiteye dahil olanlardan Skalyeri ile Çerkes cariyelerinden Nakşibend kalfa ve Ali Şefkatî bey kaçmayı başarmışlar, diğerleri yakalanarak, Aziz bey ile Agâh efendi vicahen, Skalyeri ile Ali Şefkatî gıyaben idama mahkûm edilip, diğerleri de muhtelif cezalara çarptırılmışlar ise de, Aziz bey ve Agâh efendinin cezaları on beşer seneye indirilerek Akkâ'da ve diğerleri bazı mahallerde hapsedilmişlerdir.

Kleanti Skalyeri saklandıktan az sonra Yunanistan'a kaçmış, Nakşibend kalfa da rivayete göre Mason cemiyetinin yardımı ile Yunanistana kaçırılmış, Ali Şefkatî bey de Fransaya kaçmıştır.
- Sahsima ozel mesaj atmadan once Yonetim Hiyerarsisini izleyerek ilgili yoneticiler ile gorusunuz.
- Masonluk hakkinda ozel mesaj ile bilgi, yardim ve destek sunulmamaktadir.
- Sorunuz ve mesajiniz hangi konuda ise o konudan sorumlu gorevli yada yonetici ile gorusunuz. Sahsim, butun cabalarinizdan sonra gorusmeniz gereken en son kisi olmalidir.
- Sadece hicbir yoneticinin cozemedigi yada forumda asla yazamayacaginiz cok ozel ve onemli konularda sahsima basvurmalisiniz.
- Masonluk ve Masonlar hakkinda bilgi almak ve en onemlisi kisisel yardim konularinda tarafima dogrudan ozel mesaj gonderenler cezalandirilacaktir. Bu konular hakkinda gerekli aciklama forum kurallari ve uyelik sozlesmesinde yeterince acik belirtilmsitir.


Kasım 12, 2008, 01:34:20 ÖÖ
Yanıtla #1
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1676
  • Cinsiyet: Bay

Bay Masonlar

5. Murat'ın mason olduğu locanın bağlı bulunduğu Fransız Grand Orient ile Grand Orient de France aynı kuruluş mudur?
Fransız Grand Orient  şuan düzenli mason kuruluşlar içinde mi yer alır?

saygılarımla

Fransız Grand Orient'ına tâbi olan bu Loca, gene aynı G. O.'a tâbi l'Union d'Orient Locasından ayrılan Masonlar tarafından ve Rumca çalışmak üzere 1868 senesinde kurulmuştur.


Kasım 12, 2008, 09:46:40 ÖÖ
Yanıtla #2
  • Skoç Riti Masonu
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 511

Sayın M.Akyol;

Fransa Grand Orian'ı Grand Orient de France'ın türkçe adıdır. Yani ikisi aynı kurumdur. Bahsettiğimiz kurum, şu an için, muntazam kabul edilen masonik oluşumlardan değildir.

Saygılarımla.


Kasım 12, 2008, 06:22:10 ÖS
Yanıtla #3
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1676
  • Cinsiyet: Bay

Bay aramis

Fransa Grand Orian 1877 yılında evrenin ulu mimarı olarak tanımladığınız yaradanın onuruna çalışmaları zorunluluğunu kaldırdırdığını açıklamış.İngiltere Büyük Locası'da  bunun üzerine Fransa Grand Orian'ı düzenli olarak tanımadığını bildirmiş.

5. Murad ise 1872 yılında mason olmuş,1876 sağlığı bozulmuş ama bir zaman sonra düzelmiş.

1877 yılından sonra bağlı bulunduğu locanın düzensiz olduğunu bildiği halde devam eden 5. Murad,Namık kemal,Mithat paşa,Fuat paşa,Talat paşa..... mason olarak kabul ediyorsunuz,  H.K.M.B.L'den ayrılıp  Ö.M.B.L. kuran ve devam ettiren kişileri niye Mason olarak görmüyorsunuz?Bildiğiniz gibi ilk düzenli mason locası 1909 yılında kuruldu.

saygılarımla


Kasım 12, 2008, 07:21:46 ÖS
Yanıtla #4
  • Skoç Riti Masonu
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 511

Sayın M.Akyol;

1907 yılında bazı Galatasaray Spor Klubü üyeleri, üyelikten ayrılarak ve aralarına başka kişileri de alarak Fenerbahçe Spor Klübünü kurmuşlar. Sizin konuya baktığınız mantıkla yaklaşacak olursak, Aziz Yıldırım"a Galatasaraylı mı demeliyiz?

Saygılarımla.
« Son Düzenleme: Kasım 12, 2008, 07:25:33 ÖS Gönderen: aramis »


Kasım 12, 2008, 07:53:48 ÖS
Yanıtla #5
  • Skoç Riti Masonu
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 3783
  • Cinsiyet: Bay

Sn. Akyol,

HKEMBL'nin kurallarına ve uygulamalarına karşı çıkarak düzensiz olanların Mason olarak kabul edilmesi beklenebilir mi?

Bildiğim kadarıyla, 1966 yılında düzen dışı harekette bulunarak Masonluk nizamlarına uymayan kişiler, o zamanki Büyük Üstad En Muhterem Hayrullah Örs tarafından klandestin bir örgüt kurdukları için Harici aleme iade edilmişlerdir. Kurulan yeni örgüt düzen dışıdır ve masonlukla ilişkisi yoktur.

Yine bildiğimce, Bir kişinin Mason olarak kabul edilmesi için düzenli tam ve kusursuz bir Loca'da tekris edilmiş olması şarttır. Düzenli, tam ve kusursuz bir Loca'da inisiye olunmadığı için de bugün bahsettiğiniz örgütteki kişiler Mason olarak kabul edilmemektedir. Ülkemizde Masonluğun tek ve en büyük otoritesi olan HKEMBL, bahsettiğiniz örgütle hiçbir masonik ilişki kurmamaktadır. HKEMBL üyesi olan Masonlar da diğer örgütteki kişilerle masonik bir ilişki kuramazlar. Boyle yapmaları durumunda düzenliliklerini kaybederler.

Saygılarımla.
« Son Düzenleme: Kasım 12, 2008, 08:03:38 ÖS Gönderen: aramis »


Kasım 12, 2008, 09:07:44 ÖS
Yanıtla #6
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1676
  • Cinsiyet: Bay

Bay Aramis

verdiğiniz örnekle Fransa Grand Orian'ın ne farkı var?
Hem Fransa Grand Orian hem de Ö.M.B.L. düzensizdir.Ben zaten Ö.M.B.L. savunmuyorum yanlıs anlaşılmasın.

Nasıl oluyorda 5. Murad ve ozamanki düzensiz mason olan kişileri mason sayabiliyorsunuz?

saygılarımla


Kasım 12, 2008, 09:25:09 ÖS
Yanıtla #7
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1676
  • Cinsiyet: Bay

Bay skullG

Evet bende aynen bu yazdığıızı sorguluyorum.Çünkü Fransa Grand Orian 1877 yılında evrenin ulu mimarı olarak tanımladıkları yaradanın onuruna çalışmaları zorunluluğunu kaldırdırdığını açıklamasından dolayı İngiltere Büyük Locası'ı Fransa Grand Orian'ı düzenli olarak tanımadığını ilan etmiştir.

Ben de diyorum ki nasıl oluyorda H.K.M.B.L 1877 ile 1909 yılları arasında düzensiz mason olan kişileri ve 1877 yılından evvel mason olmuş ancak 1877 yılından sonra da düzensiz mason localarında bulunan, hizmeteden ve onları kabulleden kişileri mason olarak kabul edebiliyor?

saygılarımla

HKEMBL'nin kurallarına ve uygulamalarına karşı çıkarak düzensiz olanların Mason olarak kabul edilmesi beklenebilir mi?

Yine bildiğimce, Bir kişinin Mason olarak kabul edilmesi için düzenli tam ve kusursuz bir Loca'da tekris edilmiş olması şarttır.


Kasım 12, 2008, 09:50:58 ÖS
Yanıtla #8
  • Skoç Riti Masonu
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 511

Sayın M.Akyol;

İnanın neyi sorduğunuzu anlamadım. Sorunuz içinde zaten cevabı vermişsiniz ki! Adamcağız 1872"de düzenli locada usulünce tekris olmuş...Daha sonra bu locanın patentini aldığı Büyük Loca düzensiz olmuş.  Bir Büyük Locanın düzensiz hale gelmesi, düzenliyken bünyesindeki localarda usulünce tekris edilmiş kardeşlerin ve onların oluşturduğu locaların-o kardeşler ve localar, düzensizliğe yol açan eylem ve düşünceleri benimseyip,uygulamıyolarsa- düzensiz olması sonucunu doğurmaz ki! Tekris, masonik bir suç işlenip, masonluktan ihraç edinilmediği sürece geri alınamaz bir süreçtir.

Alıntı
Tekrisinden 3,5 sene sonra, 1876 Mayısında Abdülaziz hal ediliyor. Murad efendi, Padişah Beşinci Murad namı ile tahta çıkıyor. 6 gün sonra Abdülaziz intihar ediyor. Bu hâdise, Sultan Murad'ın bozuk olan asabını iyice sarsıyor ve kendisinde cinnetin ilk belirtileri tahta çıkışının haftasında görülüyor. Bir zaman hastalığını halktan saklamak istiyorlarsa da muvaffak olamıyorlar. Üç ay üç gün süren ismen hükümdarlıkta bulunduktan sonra tahttan indirilerek İkinci Abdülhamit hükümdar ilân ediliyor. Sultan Murad Çırağan sarayına naklediliyor ve 1905'te ölünceye kadar 29 sene orada mahpus kalıyor.

Alıntı
Fransa Grand Orian 1877 yılında evrenin ulu mimarı olarak tanımladığınız yaradanın onuruna çalışmaları zorunluluğunu kaldırdırdığını açıklamış.İngiltere Büyük Locası'da  bunun üzerine Fransa Grand Orian'ı düzenli olarak tanımadığını bildirmiş.

Kaldı ki bu son iki alıntıda görüldüğü üzere Murad Kardeşin bağlı bulunduğu locanın düzensiz sayılma olasılığının ortaya çıktığı tarih olan 1877de, kendisi Çırağan Sarayında 1 yıldan beri enterne edilmiş şekilde yaşamaktadır.

Saygılarımla.


Kasım 12, 2008, 10:30:35 ÖS
Yanıtla #9
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1676
  • Cinsiyet: Bay

Bay Aramis

5. Murat 1877'den sonra  düzensiz bir locada bulunmadığını ima ediyorsunuz sanırım.Sonuçta düzensiz bir locada bulunmak herhalde ihracı gerektiren masonik suçtur.Zaten kendisi rahatsızdı 1876dan sonra.Tamam bu konuda sizinle hemfikir oldum.

Peki 1877'den 1909'a kadar olan düzensiz masonları ve 1877den önce mason olup düzensiz locaya devam eden kişileri  mason olarak kabul etmiyormusunuz?

saygılarımla


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
1 Yanıt
2361 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 19, 2007, 03:37:09 ÖÖ
Gönderen: bilmeliyimgalilei
0 Yanıt
2506 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 24, 2009, 01:00:23 ÖS
Gönderen: ADAM
6 Yanıt
6105 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 28, 2009, 08:11:30 ÖS
Gönderen: Waldow
15 Yanıt
5613 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 25, 2014, 05:32:41 ÖS
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2005 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 27, 2009, 09:50:27 ÖÖ
Gönderen: ADAM
4 Yanıt
3841 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 29, 2009, 09:44:36 ÖÖ
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2331 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 30, 2009, 03:00:23 ÖS
Gönderen: ADAM
11 Yanıt
6537 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 20, 2011, 03:48:43 ÖS
Gönderen: sahasrara
1 Yanıt
2111 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 21, 2013, 06:52:46 ÖS
Gönderen: ceycet
4 Yanıt
2057 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 18, 2015, 02:47:20 ÖS
Gönderen: lordof