Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Atatürk ile ilgili bilinmeyenler  (Okunma sayısı 18496 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nisan 17, 2007, 04:08:28 öö
  • Ziyaretçi

İLK BAŞ KALDIRIŞI :
Atatürk, oldu olası Arapça derslerinden, yere bağdaş kurarak oturmaktan ve dizleri üstünde durarak yazı yazmaktan hiç memnun değildi.Yine dizlerinin üstünde durmaktan dizlerinin ağrıdığı bir gün ayağa kalkarak dersi ayakta dinlemeye başladı.Fakat bu seferde hocası bundan memnun olmamıştı ve Atatürk´e yerine oturmasını söyledi.Atatürk ise dizlerinin ağrıdığını ve oturamayacağını söyledi. Bunun üzerine hocası sinirlenip, deliler gibi haykırarak ;
"Neee bana karşımı geliyorsun " dedi.
Atatürk bunun üzerine ;
"Evet karşı geliyorum" dedi.
Tam bu anda diğer bütün çocuklarda ayağa kalkıp ;
"Evet karşı geliyoruz" diyerek aynı sözleri tekrarlayınca,hoca ne yapacağını şaşırarak onlarla uzlaşmak zorunda kalmıştı. Bu onun ilk baş kaldırışıydı. Liderlik vasfının ve kitleleri peşinden sürükleyen karizmasının ilk ortaya çıkışıydı.
15 YIL HÜKÜM SÜRECEKSıN...
Atatürk hakkında yapılmış birçok kehanet vardır.Bunların en ilginci onun el falına bakan bedevinin söyledikleridir.
Mustafa Kemal arkadaşları ile Bingazi´ye, Trablusgarp savaşına katılmaya gidiyordu.Yolda bie bedevi´ye rastladılar.Bedevi el falına çok iyi baktığını ve genç subaylara da isterlerse bakabileceğini söyledi.Hepsi ellerini açarak bedevinin söylediklerini dinlemeye başladı.Sıra Mustafa Kemal´e gelince, o önce baktırmak istemedi ama arkadaşlarının ısrarı karşısında, sonunda o da elini bedevi´ye açtı.Bedevi ele bakar bakmaz yerinden sıçradı ve heyecan içinde ;
"Sen padişah olacaksın" dedi ve ilave etti "15 yıl hüküm süreceksin."
Genç subaylar gülüştüler ve yollarına devam ettiler.
Aradan yıllar geçti, Mustafa Kemal Türkiye Cumhuriyeti´nin Cumhurbaşkanı oldu.Cumhuriyetin 14.yılında hastalandı.Karaciğeri kötüye gittiğinde çevresindekiler ona "Artık içme Paşam" dediler.
Atatürk onlara birzamanlar yolda rastladıkları falcı bedevi´yi hatırlattı ve gülerek ;
"Arap vaktiyle söylemişti, Bizim padişahlık nasıl olsa 15 yıl sürecek...Hesapça bu son senemizdir..."
Yıl 1938 ´di...
SECCADE ÜZERıNDEKı KEHANET
Bilindiği gibi Hint halkı Atatürk´ü ve Türk halkını yanlız bırakmamıştı.Kurtuluş savaşından yıllar sonra ,1929 yılında Bir hintli Mihrace Atatürk´ü Pera Palas´taki 101 No´lu odasında ziyarete gelmişti.Mihrace´nin Atatürk´ü hangi nedenle ziyaret ettiği ve adı ve ziyaret sebebi hala bilinmiyor.Mihrace´nin ziyaretindeki bir sır da getirdiği hediyede yatmaktadır.Bu hediye altın sırmalı, hint işi ipek bir seccadedir.

Seccadenin üzerinde bir şamdanın asılı olduğu düz bir kemeri,her iki yanında birer güvercin bulunan beş kubbeli bir diğer kemerin çevrelediği görülmektedir.Bordür de fillerden oluşmaktadır.

En ilginç yer ise her iki kemerin arasında orta kısımda dal kıvrımları ve güllerin çevrimi ile oluşan boşlukta romen rakkamlı bir saatin bulunmasıdır ve saat ; 09.08´ i göstermektedir. Atatürk Mihracenin ziyaretinden 9 sene sonra saat 09.05 ´te vefat etmişti.

Seccade halen Pera Palas´ ta bulunmaktadır.
 
ATATÜRK´ÜN GELECEĞı GÖRDÜĞÜ OLAYLAR :
Atatürk 1931 yılında,2.Dünya savaşı´nın patlamasının yakın olduğunu söylemiş ve bu konudaki düşüncelerini General McArthur´a şöyle anlatmıştı.
"Versay antlaşması,1.dünya savaşı´na yol açan nedenlerden hiçbirini ortadan kaldırmadı.Tersine rakipler arasındaki uçurumu büsbütün derinleştirdi.Şimdi içinde yaşadığımız barış dönemi,sadece bir ateşkesten ibarettir.Avrupa´nın geleceği Almanya´nın alacağı tavra bağlıdır."
General McArthur´a göre,savaşın 1940-1945 yılları arasında çıkacağını söyleyen Atatürk,Almanya´nın ancak Amerika´nın savaşa katılması ile yenileceğini ifade etmiştir.
Atatürk hayatının sonlarına doğruda şöyle diyordu ;
"Bir dünya savaşı yakındır.Bu savaş sonucunda, dünyanın durumu ve dengesi baştanbaşa değişecektir."
ATATÜRK, Mussolini hakkında da şu görüşlerini açıklamıştı ;
Mussolini bir maceraperesttir.Milletini bir uçuruma sürüklemektedir.Her tarafa saldırıyor.Bu adam yüzünden,çok şımarmış olan bu millete dersini vermeyi çok isterdim.,lakin yakında bir küçük millet onlara layık olduğu dersi verecektir.Ve şunuda hatırlatırım ki,bir gün gelecek,Mussolini´yi kendi milleti linç edecektir."
Bu görüşleri aynen gerçekleşmiştir.
ATATÜRK´ÜN RÜYASI :
Atatürk´ün bir rüyasını da Dr.Reşit Galip Bey´den öğrenmekteyiz,
"Mustafa Kemal ,Ankara´ya geldikten bir süre sonra ilginç bir rüya görmüştü.Ertesi gün bana şöyle anlattı. ;
"Reşit Bey,rüyamda bana ´Paşam ,ınönü´den ne haber?´diye sordunuz.Bende ´vaziyet kritiktir´ cevabı verdim.´Kritik nedir? Anlamadım ki!´dediniz.Bende ´Bunun cevabını 15 dakikaya kadar veririm´ diyerek odama çekildim."
Mustafa Kemal bana bu rüyasını anlattığında düşman henüz ızmir´e çıkmamıştı,ınönü mevkii de henüz bir önem taşımıyordu.Aradan yıllar geçti 2.ınönü savaşı´nın kritik günlerinden biriydi.Mustafa Kemal´in arabası Millet Meclisinin önünde durdu.Hemen yanına koşarak,telaş ve endişe içinde, "Paşam ,ınönü´den ne haber?" diye sordum.
Aynen şu cevabı verdi ;
"vaziyet kritiktir"
O zaman ben ;
"Kritik nedir? Anlamadım ki!" dedim.
O da ;
"Sana bunun cevabını 15 dakikaya kadar veririm" dedikten sonra gülümsedi ve ;
"Hani Ankara´ya geldikten sonra bir rüya görmüşdüm,hatırladın mı?"
Hafızamı yoklayarak, rüyasını anlattım.Gülerek ;
"işte, rüya ayniyle vakidir.Ben ısmet´i tanırım,göreceksin 15 dakikaya kadar kendisinden muzafferiyet haberi alacağız."
Gerçekten de 5 dakika geçmeden bir telgraf gelmiş ve 2.ınönü savaşı´nın da zaferle sonuçlandığını öğrenmişlerdi...
 
ATATÜRK´ÜN 1907´DE ÇıZDıĞı T.C. HARıTASI :
Atatürk, Kurtuluş savaşından çok önce, ittihatçıların Trakya´da 1907´de yaptıkları bir toplantı sırasında, bir Türkiye haritası çizmişti.Orada bulunanların anlattıklarına göre,o günkü Osmanlı devleti sınırlarıyla hiçbir ilgisi olmayan ve o zaman hiçbir anlam veremedikleri bu harita, gelecekte, yine Atatürk´ün kuracağı Türkiye Cumhuriyeti´nin haritası olacaktı.Haritada bugünkü sınırlarımıza uymayan tek bir fark vardı ;Atatürk, bizden ayrılmasına gönlünün bir türlü razı olmadığı Kerkük´ü de Türkiye topraklarına katmıştı.

DENEME UÇUŞU :
Uçakların ilk deneme ve gelişme dönemleriydi.Fransa´da yapılan bir uçak gösterisine katılan, birçok ulusun temsilcileri arasında, Osmanlı ateşesi olarak Mustafa Kemal´de katılmıştı.Gösteriyi izleyenler, sırasıyla uçağa bindirilerek gezdiriliyorlardı.Sıra Mustafa Kemal´e geldiğinde, gösteride bulunan ve genç ateşenin komutanı olan şahıs,birden bir rahatsızlık duyarak Mustafa Kemal´in uçağa binmesine engel oldu.Öteki temsilcilerle havalanan uçak kısa bir süre sonra düştü ve içindekilerden sağ kurtulan olmadı.
 
ATATÜRK VE "9" VE "19" Rakkamları :
 
Atatürk´ün hayatında "9" rakkamının kendine özgü önemli bir yeri olmuştur.Örneğin Atatürk´ün doğum yılı olan 1881 rakkamı, "9" rakkamı ile birçok ilşkiler göstermektedir.
1+8=9
8+1=9
18=2x9
81=9x9
18+81=99
19x99=1881
Atatürk´ün harb okuluna girdiği tarih : 1899
Vatanı kurtarmak için Samsun´a ayak bastı : 19/05/1919
Bandırma vapurunda yolcu sayısı 19 ´dur.
ıttihat ve Terakki´nin yıllık toplantısına Trablusgarp delegesi olarak katıldı : 22/09/1909
Sivas kongresinde Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti Heyeti Temsiliyesini kurdu : 04/09/1919
Erzurum Mebus adaylığını kabul etti : 19/10/1919
TBMM tarafından kendisine gazi ünvanı verildi ve Mareşalliğe terfi ettirildi : 19/09/1921
Atatürk 19.yüzyılda 19 yıl yaşamıştır.
Atatürk 19.yüzyılın bitmesine 19 yıl kala doğmuştur.
Atatürk´ün ilk askeri görevi, 19.Kolordu Komutanlığıdır.
Mustafa Kemal Atatürk : 19 harften oluşmaktadır.
Mustafa Kemal Atatürk´ün nüfus cüzdanının numarası da 993814-B idi.
Bu sayı dizisindeki 938 rakkamı öldüğü yılı hatırlatmakta geriye kalan 9 ve 14 rakkamı da ölüm saatinin yakın bir benzeridir.
"Ne mutlu Türküm diyene" =19
"ıstikbal göklerdedir" =19
ATATÜRK´ÜN ÖNSEZıLERı :
"Bunlar bir gün olacaktır...Görürsünüz,işitisiniz..."
Prof.Dr.Afet ınan "Atatürk hakkında hatıra ve belgeler" adlı kitabında ilginç bir hatırasını naklediyor. Atatürk 09 ocak 1936 Perşembe günü, dil ve tarih coğrafya fakültesi´nin açılış dersinde okuması için afet ınan´a :
"tarih belgelerinin ilerideki keşifleri buna dayanacaktır.Her tarihi kişinin söylediği sözler toplanabilecek ve böylece biz onları kendi seslerinden ve sözlerinden dinleyebileceğiz." diyerek yazıyı verir.
Buna karşılık Afet ınan :
"Bu çok uzak bir gelecekte belki olabilecek keşfin benim ifadem olarak verilmesine cesaret edemiyeceğimi" kendisine söylediğim zaman canı sıkıldı ve şöyle dedi :
"Bunlar bir gün olacaktır...Görürsünüz,işitirsiniz..."
30 yıl sonra :
Atatürk tarafından bu yazının verilmesinden 30 yıl sonra yine aynı ay ve günlere tesadüf eden,01 ocak 1966´ da şöyle bir haber yayımlandı :
"Venedik´in Saint Georges Adası´ndaki Benedictis Manastırı Labratuvarları´nda, manastır rahiplerinden Pellegrio´ nun yönetiminde,seslerin ayırımı esasına dayanan çok dikkate değer araştırmalar yapılmaktadır.ıtalya ıçişleri Bakanlığı,1962 ´de başlayan bu çalışmaları kontrol etmektedir.Fakat elde edilen sonuçlar halen açıklanmamıştır.Saint Georges Adası´ndaki bilim kurulunun geçmişe ait sesleri toplayacak,elektronik araçlar üretmeye çalışmakjtadırlar.Bilim adamları özellikle Demosten,Pitagor ve Jul Sezar´ın söylevlerinden kendi sesleri ile parçalar elde etmeye uğraşmaktadırlar."
Haberin sonunda ise daha açıklayıcı bilgilerin şu anda verilemeyeceğinden bahsediliyordu.
 
ATATÜRK´ÜN GÖRDÜĞÜ SON RÜYA :
26 Eylül 1938 tarihinde Atatürk, rahatsızlığı ile ilgili olarak ilk defa hafif bir koma atlatmıştı.Prof.Dr.Afet ınan,olayı şöyle anlatıyor :
"O geceyi rahatsız geçirdi,ilk hafif komayı o zaman atlatmıştı.Ertesi sabahki açıklamasında" :
"Demek ölüm böyle olacak" diyerek "uzun bir rüya gördüğünü" söyledi ve "Salih´e söyle ,ikimizde bir kuyuya düştük,fakat o kurtuldu" dedi.
Atatürk´ün,burada "kuyuya düşme" sembolü ile gördüğü rüya vizyonu,kendisininde söylediği gibi ölümün habercisiydi.
Salih Bozol´un kuyudan kurtulması ise bilindiği gibi,Atatürk´ün vefat ettiği gün ,buna çok üzülen Salih Bozok´un da intihar etmesi ve sonunda onun kurtarılmasını simgeliyordu.
işte bu ATATÜRK´ün son rüyası idi...


Nisan 17, 2007, 09:39:44 öö
Yanıtla #1
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1091
  • Cinsiyet: Bay

Atatürk yanlış tedavi üzerine öldü diyorlar ne diyorsunuz bu konu hakkında ?
''Kızıl elmada buluşalım''


Nisan 17, 2007, 03:25:25 ös
Yanıtla #2
  • Ziyaretçi

Bence anlatilanlar biraz fazla abartili ve inanilmasi cok zor. Ataturkun kotu ve yanlis hicbir yonu yokmuydu? Kusursuz birimiydi? Bence bu kadar putlastirilmamali. Cok abartiliyor. Bu kadar abartildikcada daha cok tepki cekiyor.

Alaaddin,

Ataturkun olumu ile ilgili o kadar cok yazilar ve fikirler varki. Bazilari Masonlarin onu oldurdugunu soyluyor vehatta kanit bile sunuyorlar. Ataturkun en yakin ve guvendigi doktoru (Mim Kemal Oke) bir Masondu. Hemde zamanin Buyuk Ustatlarindandi. Yani ulkedeki butun Masonlarin en ustu. Ataturk Mason Localarini kapattiktan sonra, Masonlar o her zamanki, ketumluk ve sabirlarini kullanarak, beklediler, sessiz sessiz oturdular ve ataturkun etrafinda oldular. onu alkisladilar, onu sevdiler. desteklediler... ki halktan hicbir tepki ve saldiri gelmesin. sonra bir sabah Ataturk yataginda uyanamadi ve ilk basa gelen kisi , ilk is olarak Mason Localarini acti.  Ataturk un Localari kapatmasi ile Olumu arasinda 3 yil var. belki bu 3 yil da ilk 3 dereceyi temsil ediyordur. yani istersen cok seyler bulabilirsin ama dogrulugu elbette tartisilir. Ataturk un etrafi Masonlarla doluydu, Ama hep yaninda olan, onu cok seven ve herkesten cok guvendigi kisi olan "Kilic Ali" (galiba ismi kilic aliydi tam hatirlamiyorum) o oldugu anda hemen bir odaya girmis ve kafasina skmistir. buda ilginc bir durum. Doktoru Mim Kemal Okenin (ki kendisi o zamanlarda Turkiyedeki en ust Mason olan Buyuk Ustatti) hicbir yerde gorundugu ve yazildigi yok. Ataturk en hasta zamanlarinda, etrafinda tek basinaydi sanki. Ama degildi. Doktoru vardi. Ama nedense, Ataturk olurken doktoru etrafinda degildi. ve oldukten hemen sonra yanindaki tek kisi, hemen bir odaya gidip kafasina sikti.

ne kadar severseniz sevin, kan baginiz olmayan birisi icin kolay kolay kafaniza skmazsiniz.

neyse konuyu cok ilerletmiyim. simdilik bu kadar yazmak yeter. yanliz unutmayinki bunlar sadece soylenti ve dedikodu. yani gercekligi her zaman tartisilir cunku ortada kanit yok.

kucuk bir soru daha... Masonlarin isminin gectigi hangi olayda Kanit var???


Nisan 17, 2007, 03:26:11 ös
Yanıtla #3
  • Ziyaretçi

Ayrica bence foruma mitoloji konusundan once, Ataturk basligi ve konusu lazim.


Nisan 17, 2007, 06:38:59 ös
Yanıtla #4
  • Ziyaretçi

katılıyorum bencede kesinlikle Atatürk bölümüde lazım.
Atatürk tabiki kusursuz biri değildi bunu iddia edende zaten yok :) bence yukarıdaki yazıda abartılacak birşey yok, yani herhangi bir mucize yokki.  :)


Nisan 20, 2007, 01:59:42 ös
Yanıtla #5
  • Ziyaretçi

Sitedeki en Ataturk ku kisisin. Ben boyle dusunuyorum. Ataturk kusursuz degildi diyorsun. Kusurlarini soyleyebilirmisin? Neleri yanlis yada hataliydi?


Nisan 20, 2007, 06:18:57 ös
Yanıtla #6
  • Ziyaretçi

Öncelikle bu yakıştırmayı iltifat olarak kabul ediyorum teşekkür ederim.

Elbetteki Atatürk'ün kusurlarıda olmuştur. O da bir insan hata yaptığınıda düşünebilirsiniz, ama şunu hiç düşündünüz mü? Ya siz olsaydınız o savaştan çıkmış, yorgun, bitkin, daha kim olduğunu bilmeyen halkınıza bir gelecek verebilmek için ne yapardınız? Neleri göze alabilirdiniz? Mesela ölümünüzün ardından daha 70 yıl geçmeden hayatlarını size borçlu olan gençlerin sizin o mükemmel başarılarınızı bir kenara bırakıpta, ufak kusurlarınızın üzerinden sizi suçlamalarını göze alabilir miydiniz?

Atatürk'ün kusurlarını yazın demişsiniz sizi kırmayayım yazayım yalnız o mükemmel başarılarının yanında bilmem bunlar kusur olarak gözükür mü?;

1. Kökten dincileri kökten temizleyememiş olması, o zamanın Şeyh Sait,Derviş Mehmet gibi İngiliz, Amerikan'lara uyup isyan çıkaranların torunları bugün devletin en önemli mevkiilerindeler. Araştırmanı tavsiye derim Şeyh Sait'in ve Derviş Mehmet'in torunları kimler. Yada ingiliz ajanı Said Kürdi'nin izinden giden ajan Fetullah neler yapıyor? Neye hizmet ediyor?

2.İsmet İnönü,Kazım Karabekir,Rauf Orbay,Refet Bele vs... gibi isimleri savaş sonrası yanından uzaklaştırmaması, oysaki Fevzi Çakmak gibi önemli bir değeri Genel Kurmay Başkanı olarak bırakması.(aslında Fevzi Çakmak böyle istemiştir, lakin Atatürk'ün emrine karşı gelemezdi yani Atatürk istese yapabilirdi). Yani Fevzi Çakmak'ın saydığım isimlerden hem daha iyi asker hemde daha iyi bir siyasi olabileceğini düşünüyorum.

3.İttihatçıların hepsi bir zamanlar Enver Paşa'ya çok büyük bir saygı duyarken kendisine Hürriyet Kahramanı Enver Paşa denirken, Atatürk'te başlarda onu sevip sayarken sonraları birbirlerine hiç yakınlaşmamaları ve soğuk bakmaları(sadece Atatürk değil, diğer İttihatçılarda dahil). Yani bu mesele kurcalanmalı aslında...

4.Eşeğe altın semer vurması, mesela insanlarımızın birçoğuna baksana böyle bir lideri ve yaptıklarını hakediyormu? ve hala bu kıt beyinliler Atatürk'e  ve askere saldırmak ve en adi iftiralarıi atmak için yer arıyorlar...

5.O dönem  hainlerinin torunları bugün yine sahnedeler keşke zamanında icabına bakılsaydı, ama sanırım Atatürk Türk Milletinin böyle dışa bağımlı hainlere izin vermeyeceğini sanmış ama bu kişiler Türkiye'yi gizliden yönetir olmuştur. Yani Atatürk buradada biraz yanılmıştır!..

Yinede Dünya'nın gelmiş geçmiş en büyük kumandanı ve devlet adamının küçük kusurları yerine mükemmel başarılarına bakmalı, her insan hayatın boyunca kusur işler peygamberlerinde kusurları vardır!..


Saygıyla!..





 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
7 Yanıt
8492 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 25, 2010, 12:46:58 öö
Gönderen: Ozan Erturk
8 Yanıt
6112 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 25, 2008, 09:52:49 ös
Gönderen: tuana
12 Yanıt
10000 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 04, 2009, 09:33:14 öö
Gönderen: kagank
37 Yanıt
21182 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 23, 2009, 08:45:36 ös
Gönderen: mosilats
5 Yanıt
4938 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 13, 2012, 11:07:25 ös
Gönderen: Eagle35
0 Yanıt
4472 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 05, 2011, 10:51:48 ös
Gönderen: scherif
7 Yanıt
23125 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 02, 2011, 09:39:13 öö
Gönderen: Felix Steiner
20 Yanıt
6424 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 22, 2013, 02:37:10 ös
Gönderen: WaleC
85 Yanıt
17365 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 04, 2013, 11:11:17 ös
Gönderen: Alşah
4 Yanıt
1718 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 16, 2015, 03:41:43 ös
Gönderen: BuZ